Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6339 E. 2026/4736 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6339
- Karar No
- 2026/4736
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/89 E., 2021/208K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup işin esasına geçildi gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız ve hukuka aykırı arama, el koyma, gözaltı, tutuklulama tedbiri uygulanması nedeniyle 117.850,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin gözaltına alınma tarihi ile ihraç kararının kesinleşme tarihi arasındaki eksik maaş ödenmesine ilişkin maddi kayba yönelik talebinin idare ile arasında çözümlenmesi gereken bir husus olup, bu konunun çözümünün idari yargının görev alanında olduğu da sarih olduğundan, bu nedenlerle maddi tazminatın hesabına ilişkin kriter göz önünde bulundurulurken 29.11.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasındaki süre dikkate alınarak 4.422,75 TL maddi , soruşturma aşamasında kendisini özel vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden 845.00 TL soruşturma vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.267,75 TL maddi tazminatın ihraç kesinleşme tarihi olan 29.11.2016 tarihinden itibaren, 15.000,00 TL manevi tazminatın 29.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün 1. fıkrasının tamamen hükümden çıkarılarak yerine "1- Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı hakkındaki meslekten ihraç kararının kesinleştiği ve cezaevinden tahliye olduğu 29/11/2016-06/03/2017 tarihleri arasında Aile, Çalışma ve ... Bakanlığınca belirlenen aylık net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılarak tespit edilen maddi tazminat miktarı olan 4.422,75 TL'ye ihraç kararının kesinleştiği tarih olan 29.11.2016 tarihinden itibaren, yine davacının soruşturma safhasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden KYOK tarihinde takdir edilmesi gereken ve AAÜT göre tespit edilen 660,00 TL'ye ise 28.02.2018 tarihinden (KYOK karar tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," ibarelerinin eklenmesi,
Hükmün 2.fıkrasında faiz başlangıç tarihi olarak belirlenen "29.11.2016" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "16.07.2016" ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin uzun süre cezaevinde kaldığına, cezaevinde yaptığı harcamalar ailesinin yaptığı yol masraflarının dikkate alınması gerektiğine, suçlamanın niteliği ve müvekilli üzerindeki olumsuz etkileri nazara alındığında hükmolunan tazminat miktarlarının eksik olduğuna, Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan müvekkilinin maaşından kaynaklı zararın asgari ücret üzerinden yapılmasının hakkaniyetli olmadığına, müvekkili ikametinde usulsüz arama yapıldığına, hukuka aykırı olarak silah, cep telefonu ve diğer materyallerine el konulduğuna, el koyma kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle itiraz haklarını kullanamadıklarına, müvekkilinin kredi borçlarını ödeyememesi nedeniyle arsalarını satmak zorunda kaldığına, maddi tazminat taleplerinin gerekçesiz reddedildiğine, sair nedenlere ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10352 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.07.2016-06.03.2017 tarihleri arasında toplam 233 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde 28.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen beraat kararının 24.11.2020 tarihinde kesinleştiği, kararın itiraz olmaksızın 19.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarı ve faiz başlangıç tarihi değiştirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Kamu görevlisi iken 24.08.2016 tarihinde ihraç edilen, en son Ekim 2016 maaşını kesintili de olsa almış olan ve maaşını iade ettiğine dair bilgi bulunmayan davacı hakkında, 15.11.2016 ila tahliye tarihi olan 06.03.2016 tarihleri arasında Çalışma ve ... Bakanlığınca belirlenen net asgari ücrete göre hesaplanan "5.029,43 TL" maddi tazminata hükmolunması ve faiz başlangıç tarihinin de "15.11.2016" olarak belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile ihraç kesinleşme tarihi dikkate alınarak davacı aleyhine eksik tazminata hükmolunması,
2- 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde ise "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, ...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının tazminat istemleri arasında cep telefonu, silahı ve dijital materyallerine hukuka aykırı olarak el koyma işlemi yapıldığını belirtmesi karşısında dosya arasına el koyma kararlarının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde alınarak;
3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen tarihli Ek 4. maddedeki "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Müsadere hükümleri saklıdır.
Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir." şeklindeki düzenleme uyarınca beraat eden davacıya ait ve mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararı verilen silahı bakımından mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi bakımından idarece davacıya silahların ya da rayiç bedellerinin iade edilip edilmediği sorularak sonucuna göre silahların el koyma anındaki rayiç bedellerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek maddi tazminat miktarının faiz başlangıç tarihinin el koyma tarihi olarak belirlenmesi gerektiği, el koymaya ilişkin diğer talepleri hakkında ise karar yerinde tartışılmak suretiyle olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2026 tarihinde karar verildi.