Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/560 E. 2025/4487 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/560
- Karar No
- 2025/4487
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4433 E. 2020/2624 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 26/03/2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Esastan ret Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 30.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 11/06/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; faiz başlangıcının "11/05/2017" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olmasından dolayı temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davacının temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, avukata ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, manevi tazminat talebinin tam kabulü gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/149 Esas ve 2018/66 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında 11/05/2017 - 28/12/2017 tarihleri arasında 231 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 09/03/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince hükmün faiz başlangıcı yönünden düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davacının talebinin kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddi ile ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; davalı aleyhine kabul edilen tazminat miktarının 25.000,00 TL olması sebebiyle, hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.