Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5530 E. 2024/4843 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5530
Karar No
2024/4843
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/311 E., 2021/657 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ihtarlı kesinleşme şerhinin bizzat davacıya tebliğ edilmesi gerekirken baro tarafından atanan vekile yapılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğunu ve 3 aylık süre yönünden geçerli bir tebligat olmadığını, davanın reddedilmesi nedeniyle davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti değil dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı ... vekili Av. ...'ün 29/12/2017 havale tarihli dilekçesi ile koruma tedbirleri nedeni ile tazminata ilişkin mahkememize dava açmış ise de; koruma tedbirleri nedeni ile tazminata konu Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/65 esas 2016/204 karar sayılı beraate ilişkin hükmün 17/02/2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin 23/02/2017 tarihinde düzenlendiği, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli cevabı yazısına göre, tazminat isteme hakkı olduğuna dair tebligatın davacıya 01/03/2017 tarihli olarak tebliğ edildiğinin bildirilmiş olması karşısında CMK 142/1 maddesi uyarınca davanın üç aylık hak düşürücü süreden sonra açılmış olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin vekalet ücretine sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Ceza Genel Kurulunun 21/12/2010 tarih ve 2010/212 Esas ve 263 sayılı Kararında belirtildiği üzere; CMK'nın 231. maddesinin 3. fıkrasında; “Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir” ve aynı Yasanın “Hükmün Gerekçesi ve Hüküm Fıkrasının İçereceği Hususlar” başlıklı 232. maddesinin 6. fıkrasında;“...Hüküm fıkrasında,…kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” biçiminde getirilen düzenleme ile de tazminat istemeye hakkı olan kişiye kararda bu hakkının hatırlatılması konusunda oluşabilecek duraksamaların önüne geçilmiş olup; bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; Tazminata esas Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/65 Esas 2016/204 Karar sayılı dosyasında; beraat hükmünün davacı suça süreklenen çocuğun yüzüne karşı verildiği ve hüküm içeriğinde "Sanık ...'in gözaltında kaldıktan sonra, suça sürüklenen çocuk ...'nın ise gözaltında kaldıktan ve tutuklandıktan sonra beraatlerine karar verilmiş olması nedeniyle CMK. un 141/2 maddesi hükmü göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğa ve sanığa tazminat isteme hakkı bulunduğunun bildirilmesine (suça sürüklenen çocuk ... 'e bildirim yapıldı, sanık Uğur EPER'e bildirim yapılamadı), karar kesinleştiğinde bu durumun suça sürüklenen çocuğa vc sanığa moşruhallı davetiye ile tebliğine" şeklinde belirtildiği, beraat hükmünün temyiz edilmemesi üzerine hükmün 17/02/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesinde yer alan ‘Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir’ şeklindeki düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı asile ceza yargılaması yapan mahkeme tarafından 01/03/2017 tarihinde "davacının gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraatine karar verilmiş olması nedeniyle CMK'nın 141/2 maddesi hükmü göz önüne alınarak tazminat isteme hakkı olduğunun ihtarına" ilişkin şerhin yer aldığı ve içerisinde "duruşma zaptı- 5.celse" olduğunun belirtildiği tebligatın yapıldığı ancak şerhte hükmün kesinleştiğinin açıkça bildirilmediği görülmekte olup, ilgili düzenleme nedeniyle 3 aylık sürenin başlayabilmesi için beraat hükmünün kesinleşmesi yeterli olmayıp, hükmün kesinleştiğini belirten meşruhatla birlikte bizzat sanığa bildirilmesi gerektiği, yine beraate ilişkin ilamın hüküm fıkrasında ve davacı suça sürüklenen çocuğa yapılan tebligat üzerindeki şerhte tazminat isteme hakkı bildirilmiş ise de "başvuru süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” hükmüne uyulmadığının anlaşılması karşısında, dava açma süresi yönünden dikkate alınması gereken 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen üç aylık süre değil aynı fıkradaki bir yıllık süre içerisinde davanın açılması gerekli ve yeterli olup, davacının da bu süre içinde 29/12/2017 tarihinde dava dilekçesini vererek beraat kararının kesinleşmesinden itibaren yasal bir yıllık sürede dava açtığının anlaşılması karşısında davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu isabetsiz gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5530, K. 2024/4843, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-5530-e-2024-4843-k-d64148f9fa79