Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5133 E. 2024/6137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5133
- Karar No
- 2024/6137
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/341 E., 2021/1252K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Maddi tazminatın kabul edilen kısmı bakımından istinaf başvurusunun usulden reddi, maddi tazminatın reddedilen kısmı ve manevi tazminat bakımından istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle maddi tazminatın 1.198.000 TL'sinin 16.11.2011 tarihinden itibaren, 285.650 TL'sinin 10.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 100.000 TL manevi tazminatın ise 20.04.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 986,91 TL maddi, 4.700,00 TL manevi tazminatın 16.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın kabul edilen kısmı bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, maddi tazminatın reddedilen kısmı bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, manevi tazminat bakımından ise istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi istemine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/703 Esas, 2017/582 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 20.04.2011-06.06.2011 tarihleri arasında 47 gün tutuklu kaldığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın kabul edilen kısmı bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, maddi tazminatın reddedilen kısmı bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, manevi tazminat bakımından ise istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Her ne kadar davanın süresinde açıldığı ve yasal şartların oluştuğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre davacı hakkında verilen beraat kararının 13.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararının davacı asile tebliğ edilmediği, CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca karar ve hükümlerin kesinleşmesinin ilgisine tebliğinden itibaren 3 ay, her halde kesinleşmeden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiği, buna göre 26.06.2019 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı, hak düşürücü sürenin kamu düzenine ilişkin olduğu, Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararı doğrultusunda kamu düzenine ilişkin sebeplerin varlığı halinde aleyhe bozma yasağı ilkesinin nazara alınmayacağı ve belirtilen hususların re'sen göz önünde bulundurulacağı anlaşılmakla, davanın süre yönünden reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.