Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4463 E. 2025/594 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4463
Karar No
2025/594
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2185 Esas - 2021/1853 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında izinsiz kazı yapmak suçundan, aynı Kanun'un 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, suç işleme kastı ile hareket ettiğine, mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 14.30 sıralarında kaçak kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine Gökçeyazı Mahallesi, Yoğunoluk Mevkii'ne giden kolluk kuvvetlerince sanık ...'ın elinde beyaz çuvala sarılı vaziyette bir adet kazma ve sırtındaki çanta ile buğday tarlaları arasında yürür vaziyette görüldüğü, sırt çantasında dedektör olduğunun tespit edildiği, usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden sanığın ikametgâhında yapılan aramada 58 adet eser ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında olaydan üç ay kadar önce dedesine ait tarlayı, hakkında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... ile birlikte sürdükleri sırada suça konu eserleri bulduklarını, eserleri yanına aldığını ancak işleri dolayısıyla müze müdürlüğüne teslim edemediğini, kolluk kuvvetlerince yakalandığı gün kazı ya da dedektörle araştırma yapmadığını, kazmayı köpeklerden korunmak için yanında bulundurduğunu, dedektörü taşımasının bir amacı olmadığını beyan ettiği, 17.04.2019 günü kolluk personeli refakatinde sanığın yakalandığı yere giderek incelemelerde bulunan müze araştırmacısı ve arkeolog tarafından hazırlanan 24.04.2019 tarihli raporda, söz konusu alanda kaçak kazı çukuruna rastlanılmadığının, arazide yapılan yüzey incelemesinde herhangi bir kültür varlığı tespit edilmediğinin, arşiv kayıtlarının incelenmesinde herhangi bir tescil kaydına rastlanmadığının belirtildiği, olaya ilişkin olarak sanık hakkında, "haber verme yükümlülüğüne aykırılık" ve "kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak" suçlarından dava açıldığı, ilk derece mahkemesince icra edilen keşif sırasında yapılan gözlemde, sanığın yakalandığı yerde kazılmış bir alana rastlanılmadığının gözlemlendiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda da alanda kazı çalışmasına rastlanılmadığı ve bölgenin sit alanı olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık hakkında "izinsiz define araştırmak" suçundan "karar verilmesine yer olmadığına" kararı verilip, "izinsiz kazı yapmak" suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, define araştırma suçundan açılmış bir dava olmadığı halde ilk derece mahkemesince bu suç yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş, sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen eserler yönünden 2863 sayılı Kanun'un 67/1. maddesinde düzenlenen "bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket etme" suçuna ilişkin olarak herhangi bir hüküm kurulmadığı, anılan suç yönünden zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince her zaman bir hüküm kurulabileceği belirtilmiş, kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yaptığına dair savunmalarının aksini gösterir, görgü tanığı, kamera görüntüsü veya başka somut maddi bir delil bulunmayan sanığın atılı suçu işlediğine dair şüphe oluşması ve şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk kuralı da gözetilerek, ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp sanığın atılı suçtan beraatine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın, yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İvrindi Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4463, K. 2025/594, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4463-e-2025-594-k-3e22250a9531