Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4458 E. 2024/8184 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4458
- Karar No
- 2024/8184
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4682 E., 2021/1839 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/4. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 52/2, 51/1-3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü kolluk kuvvetleri tarafından ifa edilen önleyici hizmet devriyesi sırasında sanık tarafından 1. derece arkeolojik sit alanında kalan Hazine arazisine altı sıra briketten duvar örüldüğünün tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında, üç küçük çocuğunun yola çıkmalarını engellemek amacıyla duvar ördüğünü, suça konu yerin sit alanı olduğunu bildiğini beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda, 1. derece arkeolojik sit alanında duvar örmek suretiyle izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirmede, "suça konu bölgenin alelade bir toprak parçası olup sanığın kültür varlığı kapsamında kaldığını bilmesinin olası bulunmadığı, civarda çok sayıda yapılaşmanın da olduğu, sanığın işlediği, evinin önüne 6 sıra yüksekliğinde biriket duvar örmekten ibaret eyleminin bir haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düştüğü, esasen 2863 sayılı Kanunun bir ceza kanunu niteliğinde bulunmadığı, sanık hakkında açılan davada gösterilen sevk maddesinin bu yasadaki özel bir ceza düzenlemesi niteliğinde bulunduğu, TCK'nın 30/4 maddesindeki 'işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi' şeklinde belirlenen faillik düzenlemesinin sanığın hukuksal ve eylemsel durumuna net bir biçimde uyduğu" değerlendirilerek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Sanığın duvar ördüğü alanın sit alanı olduğunu bildiği yönündeki beyanı, TCK'nın 4/1. maddesinde düzenlendiği üzere ceza kanunlarını bilmemenin mazeret sayılamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, T.C. vatandaşı olan ve ülkede ikamet eden sanığın işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda bir hataya düştüğünün kabul edilemeyeceği, suç kastı ile hareket ederek üzerine atılı fiili işlediğinin sabit olduğuna dair tam bir vicdani kanı oluştuğundan eylemine uyan 2863 sayılı Kanun'un 65/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp, sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.