Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4227 E. 2025/308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4227
- Karar No
- 2025/308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1319 E., 2020/2793 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a, 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonunda 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 136/1, 137/1-a, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca iki kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, CMK'nın 283. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutularak sanığın neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı eylemin kanunda suç olarak düzenlenmediğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Konya İl Müdürlüğünde kamu görevlisi olarak çalışan sanığın 11.08.2014 tarihinde kendisine kurum tarafından tahsis edilmiş şifre ile geçerli bir neden olmaksızın katılanların Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS) üzerinden kişisel bilgilerini sorgulamasının iddia edildiği olayda, sanık hakkında zincirleme şekilde 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonunda, sanığın KPS üzerinden her iki katılanın kişisel bilgilerini ayrı ayrı sorgulaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan ayrı ayrı iki kez mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen ... olarak kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2022/7038 Esas, 2024/1950 Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2023/219 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen ... niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir. Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanığın kendisine görevi gereği verilen kullanıcı kodu ve şifreyi kullanıp, Kimlik Paylaşımı Sisteminde (KPS) sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu eyleminde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gibi sanığın iş yeri çalışma yoğunluğu nedeniyle şifresini kurumda bulunan stajyerler ile paylaştığı, bilgisayarın açık bırakılarak odadan ayrıldığı zamanlarda sorgulamanın başkaları tarafından yapılmış olabileceğine yönelik savunması da gözetilerek sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan beraate karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; İlk Derece Mahkemesince hükmedilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin 28.12.2017 tarihli hükme yönelik sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 5271 saylı CMK'nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi gerekirken sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.