Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4184 E. 2025/5222 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4184
- Karar No
- 2025/5222
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2885 E., 2021/148 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e ve 223/2-c bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Suça konu alanın 2013 yılında sit alanı olarak ilan edildiğine, sanığın savunmasında 2012 yılında suça konu alanın sit alanı olduğunu bildiğine dair beyanını yanlış ifade ettiğini, sit alanı olduğuna dair bildirimin yapılmadığına,suçun manevi unsurunun oluşmadığına, tadilat işlerinin 2013 yılında suça konu alanın sit alanı olduğunun öğrenilmesi ile durdurulduğuna, sanığın gerekli izinleri almak için başvuruda bulunduğuna, görevlilerin kontrol için suça konu alana geldiklerinde herhangi bir inşai çalışma olmadığına, yıkık duvarların tamamlanması ve panel ile çatının kapatılması işlemlerinin sit alanı ilanından önce yapıldığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, İddianamede ... Ada 9 Parselde sanığın yetkilisi olduğu şirket adına kayıtlı olan ve III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan taşınmazda herhangi bir izin almaksızın, 23.06.2014 tarihinde yol açmak suretiyle inşai faaliyette bulunduğu iddiasıyla 2863 sayılı Yasanın 65/4 maddesi gereğince kamu davası açıldığı, taşınmazda ev bulunduğu, yolun bu eve ulaştığı, 15.01.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda ... Ada 9 Parsel sınırları dışında kalan alanın sit dışında kaldığı, yolun bir kısmının sit dışında bir kısmının ise sit alanı içerisinde olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiği, sanık ve müdafiisi savunmasında bu yolun Belediye tarafından açıldığını beyan ettikleri, buna ilişkin dosyaya somut delil niteliğinde fotoğraf sundukları, bu fotoğrafların teyidi için ... Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı ancak yolun Belediye tarafından açılmadığı, kim tarafından açıldığının bilinmediği yönünde 13.10.2017 tarihinde cevap verildiği, sanık tarafından izinsiz şekilde yol açıldığı yönündeki iddianın başkaca somut delil ile desteklenmediği, her ne kadar kendi evine ulaşan yol ise de; yolun bizzat kendisi tarafından açıldığı yönünde somut delil bulunmadığı, ayrıca izinsiz yol ile ilgili soruşturma safhasında alınan bilirkişi raporunda 280 Ada 9 Parsel numarasına ulaşan yol için ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu' nun 07.03.2013 tarih ve 144 sayılı kararı eki paftada arkeolojik sit alanı dışında kalmakta olup parsel içinde kalan kısmın ise kaçak yol olarak değil aynı bilirkişi raporunun ek 2 sinde sunulan kurulun 07.03.2013 tarih 144 sayılı kararı eki paftada izinsiz fiziki müdahale olduğu belirtilmesine rağmen kurulun 15.072015 tarih ve 1902 sayılı yazısında kurul tarafından yapılacak her hangi bir işlem bulunmadığı belirtildiğinden yol ile ilgili kısımda imar ve koruma mevduatı bakımından teknik bir uygunsuzluk olmadığı, parsel sınırına kadar olan yolun kadastral haritada ek 5 te sunulan mevcut yolun haritaya işli bulunduğuna, kaçak olmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, bu suç yönünden sanığın beraatine karar verildiği, 12.11.2014 günü 280 ada 9 parselde bulunan ve III. Derece Arkelojik Sit Alanında kalan taşınmaz üzerinde izinsiz yol açma çalışmasının kontrolü için giden ekip içerisinde yer alan ... Belediye Başkanlığı imar müdürlüğü ekiplerince taşınmaz üzerinde bulunan binanın ön cephesine 6.20x6.40 metre ebatlarında ahşap aksamlı ilave kapalı alan, 4,0x8,90+ 4.20x6.90+ 2.40x9.50+ 5.80x13.50+ 5.50x10.0+ 3.80x5.50 ebatlarında 2.70 metre yüksekliğinde taş duvar aksamlı, üzeri ahşap kiremit panel kaplı kapalı alanın izinsiz ve ruhsatsız olarak yapıldığının tespit edildiği ve suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan keşif sonucu düzenlenen 19.06.2017 tarihli raporda parsel genelinde ahşap aksamlı ilave kapalı alan, taş duvar aksamlı, üzeri ahşap kiremit panel kaplı kapalı alanlı yapıların natamam vaziyette imalatların tespit edildiği ve bina kapsamında olduğu, parsel alanının III. derece arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle gerçekleştirilen zemin kazısı ve müdahalelerin ilgili Müze Müdürlüğü sondaj kazısı raporu ve ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Kulunu kararının alınması gerektiği ancak karar alınmadığından izinsiz inşa-i ve fiziki müdahale kapsamında olduğunun rapor edildiği, sanığın savunmasında dava konusu taşınmazı 2007 yılında satın aldığı, 2012 yılında sit alanı olduğunu öğrendiğinde inşai faaliyette bulunmadığını beyan ettiği, inşaatla ilgili şehir plancısı ile anlaştığı, izin almasını talep ettiği ve onun aldığı izinler doğrultusunda faaliyetini devam ettirdiğini beyan ettiği, bu kapsamda şehir plancısı tanık ... ' nın dinlendiği, tanığın basit tadilat izinlerini Belediyeden aldığını, binanın tapusunda cins değişikliği yaptığı, soruşturma safhasında alınan Şehir ve Bölge Plancısı bilirkişi ...' in raporunda 2 adet kargir bina ve tarlası şeklindeki cins değişikliği tescil istemi işleminin usul ve içerik yönünden 3194 sayılı İmar Kanunu ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırılık taşıdığının rapor edildiği, cins değişikliğinin 02.10.2014 tarihinde yapıldığı, ... Belediye Başkanlığı'ndan alınan tamirat çalışması yapma izni KUDEB kapsamında olmadığının 21.03.2018 tarihli ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazısından anlaşıldığı, sit ilanına ilişkin ilan tutanaklarına ulaşılamadığı, 21.05.2018 tarihli raporda zarar tespit edilmediği, tespitler bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın samimi savunmasına itibar edildiği, sanığın gerekli izinleri tanık ... vasıtasıyla aldığı düşünülerek imalat yaptığı, yaptığı imaların Belediyece izin verilenler dışında olduğu ek bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de; sanığın eylemlerini izin aldığı varsayımı ile yaptığı, suçun kasten işlenilen suçlardan olduğu, suçun manevi unsurunun oluşmadığı bu suç yönünden de beraatine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde;Sanığın 280 ada 9 parsele yol yapmak ve bu parselde bulunan 1950'li yıllarda yapılmış yıkıntı halindeki binaları ilave kapalı alanlar da oluşturacak şekilde yeniden yapmak suretiyle inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suçu ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince kasıt yokluğundan suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle sanığın ayrı ayrı beraatına karar verildiği, halbuki söz konusu parselin tapu kaydında sit şerhinin bulunduğu, sanığın ilk ifadesinde buranın sit alanı olduğunu 2012 yılında öğrendiğini beyan ettiği, sonraki ifadelerinde ise sorumluluktan kurtulmak amacıyla söz konusu parselin tapu kaydına sit şerhi konulduğu tarihe göre beyanını değiştirdiği, yolu kendisinin yapmadığını, belediyenin yaptığını, parseldeki eski binaların onarımı ile ilgili belediyeden izin aldığını, koruma kurulunun da parseldeki yapıların tescilli yapı olmadığı gerekçesiyle kendilerini ilgilendirmediği yönünde cevap verdiğini savunduğu, bu savunmaların dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarıyla uyumlu olmadığı, ... Belediyesi'nin 3194 sayılı İmar Kanunun 21.maddesine göre yapılacak tadilatlarla ilgili izin yazısının 30.08.2014 tarihli olduğu, sanığın tadilatları bu tarihten sonra yaptığını beyan ettiği, ancak jandarma görevlileri tarafından çekilen fotoğraflar, 12.11.2014 tarihinde belediye görevlileri ve müze müdürlüğü yetkililerince yol çalışması nedeniyle ana kayanın kırıldığı, doğal topografyanın geri dönülmez şekilde tamamen değiştirildiğinin tespit edilmesi, bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek rapordaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 280 ada 9 parselde 2013 yılında yol yapmak yada bina yapmak şeklinde inşai ve fiziki faaliyetinin olmadığı, 2014 yılında belediye görevlilerince düzenlenen tutanak ve bilirkişi raporlarında ayrıntıları belirtilen bina niteliğinde yapılar yaptığı, bu yapıların bulunduğu yere ulaşmak amacıyla yetkilisi olduğu şirkete ait parsel içerisinde ve III. Derece Arkeolojik Sit alanı içerisinde kalan yerde ana kayaya doğal topografyayı geri döndürülemez şekilde fiziki müdahalede bulunularak zarar vermek suretiyle inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu, her ne kadar sanık hakkında yol yapmak ve bina yapmak şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle 2 ayrı suç oluştuğu gerekçesiyle cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanığın önce yolu yaptığı, yolla ilgili tespitten sonra dava konusu binaları 3194 sayılı Yasanın 21.maddesi kapsamında verilen iznin boyutlarını aşacak şekilde yapması nedeniyle eyleminin zincirleme olarak gerçekleştiği, sanığın uzun süreden bu yana Türkiye'de yaşaması, 2012 yılında dava konusu parselin sit alanında kaldığını öğrendiğini beyan etmesi, söz konusu parselin tapu kaydında sit şerhinin bulunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın dava konusu yerin sit alanında olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasını delillerle uyuşmadığı, yine dava konusu yolu kendisinin yapmadığına ilişkin savunmasının da yolun sanık tarafından yapılan binaların bulunduğu yere gitmesi ve sanığın yetkilisi olduğu parsel içinde kalması nedeniyle başkası tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yolun belediyece yapıldığına ilişkin savunmasının da ... Belediyesince doğrulanmadığı, bu nedenle sanığa isnad edilen sit alanına zarar verecek şekilde izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suçunun sabit olduğu, farklı zamanlarda ve farklı niteliklerdeki fiziki müdahale nedeniyle suçun zincirleme olarak gerçekleştiği, ilk derece mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraatına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı kabul edildiğinden bu kararların kaldırılmasına ve sanığın zincirleme olarak 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.