Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4081 E. 2024/8050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4081
- Karar No
- 2024/8050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2436 E., 2021/1034 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi (Benzer karar Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/2514 esas, 2021/7060 karar sayılı ilâmı) usul ve yasaya aykırı olduğunda, Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kanunu bilmemenin mazeret sayılmayacağına, verilerin aleniyet kazanmasının bir önemi olmadığından atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, suçun nitelikli halinin sübut bulduğuna, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın Samsun Çalışma ve İş Kurumunda memur olarak görev yaptığı, sanığın eşi olan müştekinin iş ve gelir bilgilerini mahkemeye doğru beyan etmediğini düşünerek kendisine icra etmiş olduğu kamu görevi nedeniyle sorgulama ve erişim yetkisi verilen ve müştekiye ait olan SGK hizmet döküm bilgilerini hukuka aykırı olarak ele geçirip Aydın 1. Aile Mahkemesinde görülen dava dosyasına delil olarak sunduğu anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince, şikayete konu belge örneklerini, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen ve bu hususta dava açılmayan ve savunmasının aksine delil elde edilemeyen sanığın, boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşıldığından yerel mahkemenin sanığın mahkumiyetine yönelik kararı kaldırılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/248 Esas, 2021/359 Esas ve 2022/315 Esas sayılı kararları doğrultusunda, Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun manevi unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın, hukuka aykırılık bilinci ve iradesiyle hareket etmediğinden bahisle beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından Tebliğnamede'ki bozma içeren görüşe iştirak edilememiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfına yönelik uygulamanın mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.