Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/40 E. 2025/3806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/40
- Karar No
- 2025/3806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/475 E., 2020/462 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 481.67 TL maddi tazminatın ihraç tarihi olan 29.10.2016 tarihinden ve 12.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminat 212.63 TL'ye ve manevi tazminat 5.500 TL'ye indirilip, değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklu kaldığı dönemde infaz koruma memuru olarak görev yaptığına, hakkındaki haksız koruma tedbirleri nedeniyle meslekten ihraç edildiğine, maddi tazminatın ihraç edilmeden önceki maaşına göre tayin edilmesi ve cezaevi harcamaları ile avukatlık ücretine ilişkin ödemelerin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/298 Esas – 2019/227 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.08.2016 - 03.11.2016 tarihleri arasında 110 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 09.05.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının tutuklanmadan önce kamu görevlisi olduğu, tutuklu olduğu süreçte, 29.10.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, ihraç edilmeden önce eylül ve ekim maaşlarının 2/3'ünü aldığı, eksik aldığı kısımlar hakkında idari yargı yoluna başvurabileceği, bu itibarla maddi tazminatın 29.10.2016 - 03.11.2016 tarihleri arasındaki dönemde alması gereken maaş miktarına göre hesaplanarak ödenmesi gerektiği gerekçesiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın , ihraç ile tahliye tarihi arasında yürürlükte olan net asgari ücrete göre tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle 212.63 TL maddi ve 5.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR UYAP'tan yapılan kontrolde kamuda aktif çalışan olarak görünen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının görevine iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmesi halinde maddi kaybı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.