Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3948 E. 2025/5488 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3948
- Karar No
- 2025/5488
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/128 E., 2022/213 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece; davacı vekilinin uzun süre iletişimin tespiti, teknik ve fiziki takip tedbiri uygulandığı gerekçesi ile nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 08.03.2021 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın kabul edilmesi gerektiğine, AYM nezdinde yapılan 2018/30692 nolu başvuruda mahkeme, 19.10.2021 tarihinde hak ihlali kararı verdiğine, AYM ilgili başvuruda, özel hayata saygı hakkı ile haberleşme hürriyeti bağlamında oluşan zararlarının tazmini konusunda başvurucuya, asgari güvenceleri içerecek şekilde etkili bir hukuk yolu sunulmadığına, bu şekilde etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiş ve kararın, ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verdiğine, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hükmün gereği olarak, AYM'nin söz konusu kararı yönünden de hukuka aykırı bulunan yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/81792 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacı hakkında 27.06.2011 - 27.07.2012 tarihleri arasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13 ay süre ile iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ve fiziki ve teknik takip tedbirlerinin uygulandığı, yapılan soruşturma sonunda 09.11.2015 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği tedbir tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tazminat davasına dayanak teşkil eden soruşturma dosyasını yürüten Cumhuriyet savcısı ve/veya Cumhuriyet savcıları ve davacı hakkında iletişimin tespitine ve uygulanan tedbirin uzatılmasına karar veren hakim ve/veya hakimler hakkında, belirtilen iddialarla ilgili soruşturma açılmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 141/3. maddesi uyarınca davacı hakkında tazminat şartlarının oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2015 tarihli ve 2015/81792 Soruşturma, 2015/74147 Karar sayılı dosyası kapsamında davacı hakkında 27.06.2011 - 27.07.2012 tarihleri arasında 396 gün süre ile iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ve tedbirlerinin uygulandığı, uygulanan tedbir süresi dikkate alındığında makul sürenin aşıldığı, özel hayata saygı ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile haksız uygulanan tedbir süresi ile orantılı makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.