Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3943 E. 2025/7997 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3943
- Karar No
- 2025/7997
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/271 E, 2021/1892 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve adli kontrol nedeniyle 296.763,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, maddi tazminat yönünden şartları oluşmadığından reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 09.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat davasının kabul edilmesi gerektiğine, üzerine atılı suçun niteliği, mesleği ve aile yaşamındaki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ve reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/9223 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016-19.08.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 19/03/2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, gözaltı süresinin kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında dava tarihinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Davacının 09.08.2016-19.08.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı gözetilmeksizin manevi tazminat hesabının 11 gün olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ile davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.