Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3902 E. 2025/7655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3902
- Karar No
- 2025/7655
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1192 E., 2021/1112 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, adil yargılanma, gerekçeli karar hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ile kişi hürriyeti ve güvenlik hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 200.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, davacının makul sürede hakim önüne çıkarılmadığına, adil yargılanma, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, gerekçeli karar hakkının ve kişi hürriyeti ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının 30.07.2016 - 05.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, akabinde 05.08.2016 tarihinde hâkim huzuruna çıkarıldığı ve İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.08.2016 tarihli ve 2016/268 sorgu sayılı kararı tutuklandığı, 01.08.2018 tarihinde tahliye edildiği, toplam 732 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2017 tarihli ve 2017/29453 Esas sayılı iddianamesi ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davasının açıldığı, mahkemece 25.08.2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verilerek yargılamaya başlanıldığı, yapılan yargılama kapsamında davacının sorgusunun 29.01.2018 tarihli celsede yapıldığı, ikinci celsenin 04.06.2018 tarihinde yapıldığı, üçüncü celsenin 01.08.2018 tarihinde yapıldığı ve bu celse de karar verildiği, bu hali ile sanığın yargılamasının üç celsede tamamlandığı, yapılan yargılama sonunda İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.08.2018 tarihli ve 2017/597 Esas, 2018/443 Karar sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan neticeten 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2018/4267 Esas, 2019/1398 Karar sayılı ilamı ile davacı hakkında atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına, karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 17.09.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının yargılanmış olduğu suçun niteliği, mensup olduğu örgütün yapısı, örgütün benimsediği amaç gibi hususlar nazara alındığında, davacının altı günlük gözaltı süreci sonrasında 667 sayılı KHK'nın 6. ve 668 sayılı KHK'nın 3 ve bu KHK'ların TBMM'de kabulüne ilişkin 67 49... sayılı kanunlarla gösterilen olağanüstü gözaltı süreleri içerisinde hâkim huzuruna çıkarılmış olması, silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasına konu soruşturmanın yaklaşık olarak on üç ay gibi dönemin olağanüstü şartları itibariyle makul bir süre içerisinde tamamlanarak kamu davasının açılmış olması, mahkemece iddianamenin kabul kararından yaklaşık olarak beş ay sonra ilk duruşmanın yapılarak sanığın sorgu ve delillerinin toplanmış olması, akabinde üçüncü celsede hüküm verilmiş olması ve duruşmalı yapılan istinaf incelemesinde tek celsede karar verilmiş olması hususları kül halinde nazara alındığında yargılamanın fiilen üç yıl bir ay on sekiz günlük sürede tamamlandığı, bu suretle davacı vekilinin davacının makul süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmadığı, makul süre içerisinde yargılamasının yapılmadığı, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı şeklindeki tespitlerinin mesnetsiz olduğu, tüm ayrıntıları ile izah edilen gerek soruşturma gerekse kovuşturma sürecinin makul yargılama hususunda İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ve T.C. Anayasa'sının belirlemiş olduğu ölçütler ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in ölçü ve kriterlerine uygun olduğu, öte yandan davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verilmediği, ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından davacı hakkında tatbik edilen gözaltı, tutuklama tedbirlerinin hukuka uygun olduğu ve haksız uygulama niteliğine haiz olmadığı, bununla birlikte davacı vekilinin dilekçesinde ifade etmiş olduğu hususların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerinde sayılan şartları da sağlamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.