Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3839 E. 2023/3023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3839
- Karar No
- 2023/3023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/643 E., 2021/574 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 12.03.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 23.11.2007 tarihinde tutuklandığını, 06.05.2009 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda eylemin uyuşturucu kullanma suçunu dönüşerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, tutuklu kalmasından dolayı çalışamadığından maddi zararının oluştuğunu, manevi zarara uğradığını, bu nedenle 300.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davalı vekili 04.04.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, öne sürmüştür. 3.Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/199 Esas, 2018/407 Karar sayılı kararı ile davacı vekilin dava açma yetkisinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2018/167 Esas, 2018/157 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinn istinaf başvuruları yerinde görülerek davacı vekilinin vekalet ilişkisinin sona erdiğine yönelik iddia veya belge bulunmadığı ve ayrıca vekaletnamede özel yetki bulunmasının zorunlu olmadığından esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir. 5.Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2018/543 Esas, 2020/305 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. 6.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/643 Esas, 2021/574 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından fazla hapis cezasının bulunduğu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının tazminata esas Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/102 Esas – 2017/297 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklanıp yargılandığı, yapılan yargılama sonunda uyuşturucu ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verildiği kararın temyiz ile bozulmasına karar verildiği, eylemin uyuşturucu kullanma suçuna dönüşmesi ile davacı sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün 25.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, uyuşturucu madde kullanma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davacı hakkında söz konusu hükmün herhangi bir sonuç doğurmaması ile ancak mahkeme hükmünde belirtilen denetim süresi sonunda davanın düşmesi veya hükmün açıklanması halinde tazminat davasının şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/102 Esas – 2017/297 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 20.11.2007 - 06.05.2009 tarihleri arasında 533 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını iddia ettiği, yapılan yargılama ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz incelemesi ile eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşıldığından 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararının 25.12.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden; Davacı hakkında, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek,bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olduğu, böylelikle davacının fazladan tutuklulukta geçirdiği süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise tutuklu kaldığı süreye ilişkin maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/643 Esas, 2021/574 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.