Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/349 E. 2025/4177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/349
- Karar No
- 2025/4177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/372 E., 2020/298 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş edilerek, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000 TL maddi ve 750.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, emekli olan davacının emekli maaşından herhangi bir kesintinin yapılmadığı, cezaevi harcamaları ve vekalet ücreti gibi giderlerin de maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinden bahisle maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, emekli olan davacı bakımından asgari ücret üzerinden belirlenen miktarın maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiğinden bahisle 16.642,20 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi karar verilmesi ve buna göre vekalet ücretinin tayin edilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında uygulanan tedbirlerin orantısızlığı ve davacının sosyal ve aile yaşamı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen tazminat miktarlarının çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğine, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/133 Esas ve 2018/298 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.11.2016-26.10.2017 tarihleri arasında 359 gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 28.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacı hakkındaki gözaltı giriş ve çıkış evraklarının, Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti ilgili ceza mahkemesinden temin edilip dosya içine alınarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 1-Gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava türünün "Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat" olarak, "16.08.2018" olan dava tarihinin ise "15.08.2018" olarak gösterilmesi, 2-Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "16.370,83" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "16.642,20" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.