Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3365 E. 2025/7011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3365
- Karar No
- 2025/7011
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/ 2717 E., 2021/ 511 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; davacı vekili bakımından 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, davalı vekili bakımından hükmün kesin nitelikte olduğu tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 49.680,00 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.3340,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz, istemi; maddi tazminat istemlerinin kabul edilmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminata faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/186Esas, 2018/236 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 20.08.2016-16.08.2017 tarihleri arasında 361 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 03.10.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacı vekiline 15.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacının tutuklu kaldığı süreçteki ek ders ücreti, eğitim öğretim hazırlık ödeneği, kalfalık - ustalık sınavlarında gözetmen olarak katılamadığı 3 sınav ücreti, Çıraklık ve Mesleki Eğitim Fonundan ödenecek olduğunu iddia ettiği ücret ve ÖSYM ve sürücü kurslarında gözetmen olarak katılamadığı gerekçesiyle mahrum kaldığını iddia ettiği ücretlerin muhtemel zarar kapsamında kaldığı, cezaevi masrafları ile vekile ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirlenerek maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün manevi tazminata ilişkin kısmının '' 30.000TL'' olarak, vekalet ücretine ilişkin kısmının ''3.600,00TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630 TL olması, davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 30.000,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği,, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.