Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3212 E. 2025/6571 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3212
Karar No
2025/6571
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3395 E., 2021/519 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin makul sürede hakim önüne çıkarılmama, makul süreyi aşan tutuklanma, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlara karşı yapılan itirazların makul sürede değerlendirilmediği gerekçesiyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin talebine yönelik Yerel Mahkemece yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; gözaltının hukuki olmadığına ve derhal hakim huzuruna çıkarılma ilkesinin ihlal edildiğine, tutukluluk süresi makul olmadığına, tutukluluk halinin devamı kararlarına yapılan itirazlara makul sürede karar verilmediğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/258 Esas 2019/123Karar sayılı dosyası kapsamında davacının 29.11.2017 tarihinde gözaltına alındığı, İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/790 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi ile 11.12.2017 tarihinde tutuklandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundankamu davası açıldığı, yürütülen yargılama neticesinde 14.03.2019 tarihli karar ile 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verildiği, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar henüz kesinleşmeden davacı vekili tarafından haksız gözaltı, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, makul süreyi aşan tutuklanma, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlara karşı yapılan itirazların makul sürede değerlendirilmediği gerekçesiyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi toplam 100,000TL tazminatın ihlal tarihinden itibaren ödenmesi talebiyle açılan dava kapsamında; İlk Derece Mahkemesince davacı ...'ın tutuklandığı 29.11.2017 tarihinden karar duruşması olan 14.03.2019 tarihine kadar tutukluluk durumunun yasal sürelerinde ele alınıp incelendiği ve yine tutukluğa yapılan itirazların yasal süresinde itiraz merciince değerlendirildiği ve karar verildiği, davacının makul sürede hakim karşısına çıkarılmadığı yönündeki talebinin yapılan incelemesinde ise; davacının 29.11.2017 tarihinde gözaltına alındığı 11.12.2017 tarihinde ise İstanbul 14.Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığı anlaşılmakla; azami 14 günlük süre içerisinde hakim karşısına çıkarıldığı ve akabinde tutuklandığı, o tarihte 23 Ocak 2017 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 684 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 10/a maddesi ile öngörülen azami 14 günlük gözaltı süresinin aşılmadığı, davacı vekilinin azami tutukluluk süresine uyulmadığı uzun tutukluluk yönündeki talebinin yapılan incelemesinde ise;Terör Örgütü üyelik suçundan yargılanan davacının 29.11.2017 tarihinde gözaltına alındığı ve 14.03.2019 tarihli karar duruşmasına kadar tutuklu sıfatıyla tutuklu bulunduğu akabinde hüküm özlü olarak halen yargılamasının devam ettiği anlaşılmakla; CMK 102/2 maddesinde ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda azami tutukluluk süresinin 2 yıl olduğu, bu sürenin zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek 3 yıla kadar uzatılabileceği, yine 15/08/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK 'nın 141.maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda azami tutukluluk süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği anlaşılmakta, oysa davacının ise 1 yıl 3 ay 15 gün gibi bir süre tutuklu kaldığı anlaşılmakla davacı yönünden azami tutukluluk süresinin aşılmadığı, davacının maddi ve manevi istemlerinin hukuki dayanağının olmadığı, Silahlı Terör Örgütüne Üyelik suçlamasıyla gözaltına alındığı dosyada tutuklu yargılandığı, azami tutukluluk süresinin aşılmadığı ve mahkumiyet cezası aldığı, tutukluluk durumunun ise yasal 30 günlük süreyi geçmeyecek şekilde devamlı olarak ele alınıp süresinde değerlendirildiği yine tutukluluk halinin devamı kararlarına yapılan itirazların 7 günü geçmeyecek şekilde incelenerek talep hakkında karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/258 Esas 2019/123Karar sayılı mahkumiyet kararının 13.10.2021 tarihinde temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3212, K. 2025/6571, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3212-e-2025-6571-k-1f8236e8577f