Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3081 E. 2023/5138 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3081
- Karar No
- 2023/5138
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 12.08.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/239 Esas 2009/173 Karar sayılı dosyası ile yargılanıp hakkında beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek tutuklu kaldığı günler için 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi olmak üzere toplam 100.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir. 2. Davalı vekili 19.08.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. 3. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 3.065,15 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 4.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/979 Esas, 2020/5776 Karar sayılı kararı ile "... tazminat talebinin dayanağı olan Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2009 tarih, 2007/239 Esas, 2009/173 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının (sanık) yokluğunda, müdafiinin yüzüne karşı verilen beraat hükmünün temyiz edilmeksizin 19.10.2009 tarihinde kesinleştiği, buna karşın tazminat davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 12.08.2015 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddi yerine, yargılamaya devamla davacı lehine tazminata hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/13 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. 6.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19.05.2022 tarihli hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Davacının temyiz isteği; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Vasinin temyiz isteği; Davanın reddine karar verilmesi ve bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin, Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü Dava, CMK'nın 141 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan koruma tedbirleri nedeniyle maddî ve manevî tazminat isteminden ibarettir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar mahkemezce önceki yapılan yargılama sonucunda tazminat davasının süresinde açıldığı kabul edilerek tazminat taleplerinin kısmen kabulü yönünde karar verilmiş isede, uyulan Yargıtay bozma ilamıda gözetilerek yeniden yapılan değerlendirmede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/239 Esas 2009/173 Karar sayılı ceza dava dosyasında sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen beraat hükmünün temyiz edilmeksizin 19.10.2009 tarihinde kesinleştiği, buna karşın tazminat davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 12.08.2015 tarihinde açılmış olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/239 Esas 2009/173 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli yağma suçundan 28.03.2007-09.11.2007 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.10.2009 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerinin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır. A. Davanın temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 nci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. ... Hükmü uyarınca tazminata esas beraat hükmünün 19.10.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın ise hak düşürücü bir yıllık süre geçtikten sonra 12.08.2015 tarihinde açılması karşısında, ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak davanın süresinde açılmaması nedeniyle süreden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Vasinin temyiz isteği yönünden; Yukarı da (A) numaralı bentte açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesinde, davanın tamamen reddedilmesi nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/13 Karar sayılı kararında davacı ve vasisi tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.