Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2791 E. 2024/2705 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2791
- Karar No
- 2024/2705
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/658 E., 2021/653 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ: 22.08.2017 HÜKÜM : Düzetilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı murisi vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız arama-el koyma, haksız gözaltı ve tutuklama, yargılamanın tüm aşamalarındaki adil yargılanma hakkına aykırı karar ve uygulamalar ile yaklaşık 7 yıl süren yargılamaya muhatap bırakılması sebebiyle 1.500.000,00 TL manevi, ceza evinde yapmış olduğu harcamalar, yakınlarının ceza evine ziyaretleri sırasında yapmış olduğu harcamalar, tutuklanması nedeniyle kitaplarının yeni baskılarının durdurulması nedeniyle yayın evinden yeni baskı kaynaklı alacağı telif ücretinden yoksun kalması, soruşturma sürecinde el konulan harddiskin dosyada delil olarak saklanması, cep telefonu ve sim kartların ise değerini kaybetmesi ve kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, ceza evi giderlerinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, harddiskin dosyada delil olarak saklandığı, sim kart ve telefonların ise davacıya iade edildiği, bu itibarla maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, davacının yakınlarının ceza evine yapmış olduğu ziyaretlerden kaynaklanan giderlerin CMK 141 kapsamında talep edilemeyeceği, davacının yayın gelirleri bakımından ise yapılan araştırma neticesinde bahsi geçen ödemelerin halihazırda davacıya yapılmış olduğunun anlaşıldığı, bu gelirlere sahip olmasının ceza evinde olup olmaması ile alakasının olmadığı, ceza evinde bulunmasından kaynaklı bir gelir kaybının söz konusu olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, tutuklandığı dönemde emekli olan davacı bakımından asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararında maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısım çıkarılarak davacı lehine 7.641,74 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve buna bağlı olarak değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı murisi vekilinin temyiz sebepleri; ceza evi harcamaları, ceza evi ziyaretleri harcamaları, yoksun kalınan kazanç ve iade edilmeyen eşyalar yönünden uğranılan zararın maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/112 Esas – 2017/145 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.03.2011- 22.02.2012 tarihleri arasında 356 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.04.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.