Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2625 E. 2025/6053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2625
- Karar No
- 2025/6053
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2650 E., 2020/4613 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 75.544,00 TL maddi, 740.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 34.487,85 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hükmedilen manevi tazminatın 55.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesabının davacının aldığı son maaşa göre yapılması gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğuna, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/33447 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 27.07.2016-06.03.2017 tarihleri arasında 222 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 28.08.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu gerekçesiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin, davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Dairemizce UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacının savcı ünvanıyla kamu çalışanı olarak görüldüğü anlaşılmakla davacının göreve iade edilip edilmediği araştırılarak göreve iade edildiğinin tespiti halinde tüm mali hakları kendisine ödeneceğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, 2. Davacının göreve iade edilmediğinin tespiti halinde ise her ne kadar maddi tazminatın davacının maaşı üzerinden ödenmesi talep edilmiş ise de davacının 24.08.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasında maaşı üzerinden ve görevden uzaklaştırma sebebiyle eksik yatırılan maaşın maddi tazminat olarak hükmedilmesi, 3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, (bu nedenle tebliğnamdeki bozma isteyen düşünceye de iştirak edilmemiştir) Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde karar verildi.