Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2413 E. 2025/5905 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2413
Karar No
2025/5905
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1638 E., 2021/115 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapı lan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, adli kontrol, arama ve el koyma nedeniyle 261.462,40 TL maddi ve 1.250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.779,65 TL maddi ve 680,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın düşük olduğuna, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine, bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/195 soruşturma, 2019/5827 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.02.2017-14.02.2017 tarihleri arasında 8 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 06.07.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, davacının gözaltına alınması sebebiyle şubat ayı maaşından 9 günlük kesinti yapıldığı anlaşıldığından 9 günlük maaşının tespit edilmesi ile bu miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, davacının uzmanlık mülakat sınavına katıldığı, hakkında soruşturma olması nedeniyle mülakattan elendiği, hakkında soruşturma olması gerekçesi ile bilirkişi listesinden çıkarıldığı ve bilirkişilik yapamaması nedeni ile maddi kaybının olduğu, uzmanlık kadrosuna alınamamış olması nedeni ile aldığı ev kredisini ödeyemediği şeklindeki diğer taleplerinin koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine adli kontrol tedbiri nedeniyle maddi gerçek bir zararının bulunduğu hususunundaki iddialarının ispata elverişli belgeler sunmamış olması ve ispatlanamaması, arama ve el koyma tedbirlerinin usul ve yasaya uygun olması ve el konulan eşyaların zarar gördüğü iddiasını ispatlanmamış olması nedeniyle bu yöndeki taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, yakalanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, ilgili tarihteki paranın satın alma gücü, bu süre içinde yaşadığı üzüntü, 2 yılı aşkın süre adli kontrol altına alınmış olması, bir kısım dijital materyallerine el konulmuş olması, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması ve hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak belirlenecek uygun bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği gerekçesi ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kars Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2413, K. 2025/5905, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2413-e-2025-5905-k-6c424e0a1b25