Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1964 E. 2024/3074 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1964
Karar No
2024/3074
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/453 E., 2020/26 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 13.02.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 49.488,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın fazla olduğundan 5.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, telefonuna el konulması nedeniyle yeni telefon almak zorunda kaldığından yeni telefon ücretinin ödenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacının temyiz taleplerinin reddi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3999 Soruşturma sayılı soruşturma dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında 52 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın tebliği üzerine itiraz edilmeden kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan kamu davası açıldığı, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreye ilişkin mahsup işleminin yapıldığına dair belgenin bulunmadığı, gelen yazı cevabları ve uyap üzerinde yapılan araştırmalara göre davacı tarafından iş bu davaya konu haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle başka mahkemelerde açılmış bir tazminat davası kaydının olmadığı, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle tazminata hak kazandığı, tutuklulukta geçirdiği sürelerin infaz gördüğü, davacının polis memuru olduğu, 25.08.2018 tarihinde ihraç edildiği, ihraç edildiği tarihe kadar kesinti yapılmak sureti ile maaşının ödendiği, ihraç edilmesinden önceki tarihte tahliye edildiği bu durumda ihraç edildiği tarihten sonra tutuklu kaldığı sürenin bulunmadığı; tutuklu kaldığı dönemden meslekten ihraç edildiği tarihe kadar maaşından yapılan kesintileri, hakkındaki soruşturmanın takipsizlik kararı ile neticelenmesi sonrası bağlı olduğu kamu idaresinden talep edebileceği veya yetkili ve görevli idare mahkemesine konu ile ilgili yasal düzenlemelere uyulmadığı gerekçesi ile başvurması halinde maddi zararının hüküm altına alınabileceği, her ne kadar tazminata esas dosyada vekalet ücreti zararını talep etmişse de; serbest meslek makbuzu tarihinin 07.02.2018 olduğu, davacı hakkında soruşturma dosyasında 15.12.12017 tarihli kararı ile takipsizlik kararı verildiği bu durumda, SMM nin takipsizlik kararından sonra düzenlendiği anlaşıldığından serbest meslek makbuzunda belirtilen tutarın ödenmesi yönündeki maddi tazminat talebinin reddine; yine her ne kadar dava dilekçesinde tutuklulukta kaldığı dönemlerde ailesinin yapmış olduğu ulaşım masrafları, cezaevinde yapılan harcamalar, yeni aldığı telefon bedeli maddi tazminat olarak talep edilmiş ise de; tüm bu hususların davacının yaşamını devam ettirebilmek için yapmış olduğu zorunlu harcamalar olup, salt haksız gözaltı ve tutuklamaya bağlı olarak yapılmış kabul edilemeyeceğinden bu husustaki maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, sosyal ve kişisel durumu, özgürlüğün önemi birlikte değerledirilerek manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no 25852/18 Deliktaş/Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1964, K. 2024/3074, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1964-e-2024-3074-k-016610db1199