Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1537 E. 2026/5372 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1537
- Karar No
- 2026/5372
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2627 E., 2017/3478 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık ile ölenin yakın arkadaş olduklarına, sanığın meydana gelen olay nedeniyle üzgün ve pişman olduğuna, ölenin ailesinin şikâyetçi olmadığına, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde sanık ... ve ölen ...'ın nişan törenine katıldığı, sanık ile ...'ın dönüşümlü olarak suça konu silahı kullanarak düğün mahallinde havaya ateş ettikleri, silaha mermi koydukları yer ile silahı ateşledikleri yerin farklı olduğu, en son sanığın havaya ateş ederek ... doğru yöneldiği ve yürürken sanığın silahı doldur boşalt yaptığı veya tetiği düşürdüğü sırada ateş aldığı sırada ... tüfek ile vurulması sonucu yaralandığı, 12.05.2016 tarihinde de öldüğü, her ne kadar silahın nasıl ateş aldığına dair tanıkların ve sanığın farklı anlatımları var ise de sanığın soruşturma evresinde olayın sıcağı sıcağına verdiği kolluk huzurundaki ilk beyanında; kendisinin elinde ... marka kısa namlulu pompalı tüfek olduğunu, ...'i vurmadan önce 5-6 kez tüfeği ateşlediğini, tüfeğin içerisindeki merminin bittiğini sandığını, tüfeği doldur boşalt yaptığı sırada birden ateş aldığını ve ... yere düştüğünü gördüğünü beyan ettiği, bununla birlikte; sanığın Cumhuriyet savcısı huzurundaki ikinci ifadesinde ise; olay günü yaklaşık 4-5 yıl kadar önce satın almış olduğu ruhsatsız pompalı tüfeği de yanında getirdiğini, orada bulunan bir bakkaldan içerisinde bulgur olan fişeklerden aldığını, silahı ölen ... ile ateşlediklerini, kendisinin tüfeğin içerisinde bulunan fişeklerin bittiğini düşünerek ... vermeye çalıştığını, ancak tüfeği vermeden önce tüfeğin tetiğini düşürmek amacıyla tetiğe bastığını, içindeki fişek kaldığını bilmediğini, tetiğe basmasının sonucunda tüfeğin içinde bulunan fişeğin bulgurlarının ... yüzüne doğru dağıldığını, daha önceden tüfeğin içerisinde son fişek kaldığında havaya doğru ateşlediğini, ancak olay sırasında dalgınlığına geldiğini, arkadaşı ... yere düştüğünde tuttuğunu ve kucağına aldığını beyan ettiği, sanığın ilk beyanlarının incelenmesinde; sanığın doldur boşalt yaparken veya tetiği düşürürken silahın ateş ettiğini belirttiği, sanığın havaya ateş ederken ... vurulduğuna dair bir beyanın bulunmadığı, olay yerinde yapılan keşifte sanık ile ... vurulma anında aynı seviyede bulunduklarının anlaşıldığı bu halde sanığın havaya ateş ederken değil, doldur boşalt yaparken veya tetiği düşürürken ...'i vurduğu kanaatine varılmış, her ne kadar sanığın olası kast ile insan öldürme suçunu işlediği yönünde kamu davası açılmış ise de; sanığın "olursa olsun", "birisi ölürse ölsün" mülahazası ile düğüne tüfek götürüp havaya ateş etmesi neticesinde ölenin ölmediği, sanığın havaya ateş ettiği sırada değil, doldur boşalt yaptığı veya tetiği düşürdüğü sırada olayın meydana geldiği, bu halde; 5237 sayılı TCK' nın 22/3. maddesinde belirtildiği üzere, sanığın öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana geldiği, dolayısıyla sanığın bilinçli taksir ile hareket ettiği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.