Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/147 E. 2025/3546 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/147
- Karar No
- 2025/3546
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/316 E., 2019/3257 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 182.300,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 10.00,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca davacı lehine 1.200,00 TL vekalet ücretine, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle de davalı lehine 845,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminatın 6.000,00 TL'ye, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de 845,00 TL'ye indirilmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; vekalet ücreti ve ceza evinde yaptığı masrafların maddi tazminat olaak ödenmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/60 Esas, 2018/69 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 07.11.2016-10.01.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 14.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin fiilen infaz gördüğü, davacının görevine iade edilmesi nedeniyle gelir kaybının bulunmadığı, avukatlık ücretine dair serbest meslek makbuzunun da karardan sonra düzenlenmesi nedeniyle maddi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile kişilik özellikleri ve tazminat hukukunun genel ilkeleri gözetilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilebileceği gözetilmeden davanın kısmen kabulüne rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.