Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1440 E. 2025/6374 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1440
- Karar No
- 2025/6374
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1743 E., 2021/1 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 63.049,69 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin reddine hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında düzenlenen kesinleşme şerhine dayanarak dava açıldığına, davanın açılmasında kusuru bulunmayan davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/177 E., 2018/60 K. sayılı ceza dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 24.07.2016 - 23.10.2017 tarihleri arasında 456 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı hakkında verilen kararların kesinleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; İncelenen dosya kapsamına göre, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada, tazminat davasına konu dayanak karara ilişkin istinaf ve temyiz incelemelerinin yapıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf incelemesinde esasa girilmeden istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, itiraza tabi olarak verilen bu karara yapılan itirazın itiraz mercii tarafından reddedildiği, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına ilişkin istinaf incelemesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz incelemesinde ise kararın temyiz edilemez nitelikte karar olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu tespitler karşısında davacı hakkında verilen beraat kararının dosyada yer alan kesinleşme şerhinde belirtilen tarih olan 27.02.2018 tarihi itibariyle, ceza verilmesine yer olmadığı kararının ise istinaf karar tarihi olan 13.11.2020 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşıldığından; davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.