Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9911 E. 2025/2290 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9911
Karar No
2025/2290
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4568 E., 2020/862 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; ... 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ... ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. -Maddenin 2. fıkrasında; Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler bu maddenin kapsamı dışında tutulmuştur. 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır. Yukarıda açıklanan düzenleme dikkate alındığında, davacı vekilinin, yokluğunda verilen ve 28.04.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 15.06.2020 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 30.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.884,34 TL maddi ve 3.500,00 TL manevi tazminat gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine maddi tazminatın 1.825,28 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi;maddi tazminat miktarının eksik hesaplandığına, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa Cumhuriyet Başavcılığının 2018/2147 Soruşturma, 2018/8516 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.11.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 41 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan soruşturma sonunda 02.10.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, çalıştığı bildirilen iş yerinden maaş bordrolarının sunulduğu, buna göre son aldığı maaş esas alınarak maddi tazminatın belirlendiği, ayrıca davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınarak manevi tazminat belirlenmiş, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Davacının 20.11.2017 tarihli tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediğinin, infaz görmüş ise hangi tarihler arasında infaz gördüğünün dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre tespit edilemediği anlaşılmakla, tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediği, görmüş ise hangi tarihler arasında infaz gördüğü belirlenerek sonucuna göre maddi ve manevi tazminat yönünden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Davacının tutuklanmadan önce çalıştığı iş yerinden tutuklanması nedeniyle ayrıldığı gözetildiğinde, davacı lehine son net maaşı üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak belirlenmesi gerekirken, net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak verilmesi, 3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9911, K. 2025/2290, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9911-e-2025-2290-k-2e3d1c88498b