Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9797 E. 2025/2010 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9797
Karar No
2025/2010
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3504 E., 2019/4523 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, tutuklandığı dönemde kamu görevlisi olan davacının maaşının ödendiği gerekçesiyle maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 5.500,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının cezaevi harcamalarının ve yakınlarının cezaevi ziyaretleri için yapmış oldukları harcamaların maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/192387 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.08.2016-21.10.2016 tarihleri arasında 66 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 14.12.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 07.02.2020 tarihli olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 05.02.2020 tarihinde tebliğinden sonra temyiz isteminde bulunulduğu, bu itibarla temyiz isteminin katılma yoluyla olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava türünün "Haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Mahkemesince davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediği, davacının daha önce aynı nedene dayalı tazminat davası açıp açmadığı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından sorulmuş olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca belirtilen hususlara ilişkin bir cevap verilmediği görülmüş ise de; Uyap üzerinden yapılan incelemede davacının adli sicil kaydında mahsuba esas bir mahkumiyetinin bulunmadığı, davacı tarafından açılmış başkaca bir tazminat davasının bulunmadığı ve yine kişi cezaevi bilgileri sorgusunda tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü tespit edilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9797, K. 2025/2010, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9797-e-2025-2010-k-105e19a49380