Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9718 E. 2025/2302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9718
- Karar No
- 2025/2302
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1591 E., 2019/747 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, temyiz isteminin reddi Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle Hac görevini ifa etmek üzere ödediği ve sonradan iade edilmeyen miktar olarak 5.250,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 3.812,25 TL maddi, 6.975,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, davacının maddi tazminata ilişkin talebinin yalnızca Hac görevini yerine getirmek üzere ödediği bedelin iade edilmeyen kısmına ilişkin olduğu, talep edilen bedelin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu itibarla maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün maddi tazminat yönünden bozulmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; gelir kaybı olarak belirlenen maddi tazminata ilişkin hükmün Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasının hatalı olduğuna, hem hac görevi nedeniyle oluşan maddi zararın hem de gelir kaybı nedeniyle oluşan zararın maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/80603 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.08.2017-01.11.2017 tarihleri arasında 92 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 09.02.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 01.08.2017-01.11.2017 tarihleri arasında 92 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 3.812,25 TL maddi, 6.975,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın reddine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 6.975,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacının dava dilekçesinde maddi tazminata ilişkin talebinin yalnızca Hac görevini yerine getirememesinden kaynaklanan maddi zarara ilişkin olduğu, gelir kaybına ilişkin bir talebinin olmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki maddi tazminat yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava türünün "Yakalama veya Tutuklama Sonra KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat" olarak gösterilmesi, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.