Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9294 E. 2023/2804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9294
- Karar No
- 2023/2804
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/145 E., 2020/115 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 27.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 15.01.2012 - 04.06.2012 tarihleri arasında 143 gün tutuklu kaldığını, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinde çocuğun cinsel istismarı, çocuğu cinsel amaçlı alıkoyma, konut dokunulmazlığını ihlal, kasten yaralama ve hakaret suçlarından cezalandırılması için yargılandığını, yapılan yargılama neticesinde çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından 22.03.2013 tarihinde beraatine karar verildiğini ve kararın 21.12.2017 tarihinde kesinleştiğini, konut dokunulmazlığını ihlal, kasten yaralama ve hakaret suçlarından hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın 22.04.2013 tarihinde kesinleştiğini ve 22.04.2018 tarihinde davacının 5 yıllık denetim süresi dolmuş olup başvuru üzerine açıklaması geri bırakılan hükümlerin düşmesine karar verildiğini beyan etmiş, bu kapsamda haksız gözaltı ve tutuklanması sebebiyle uğradığı kazanç kayıpları ve maddi zararı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 120.000,00 TL tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 23.05.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, sanığa isnat edilen suçun mahiyeti itibariyle hakkında tutuklama kararının verilmesini zorunlu kılan suçlardan olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. 3. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/249 Esas, 2019/513 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2020/145 Esas, 2020/115 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Bartın Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Tüm dosya kapsamı itibarıyla davacının hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 15/01/2012 tarihinde tutuklandığı, 04/06/2012 tarihinde tahliye edildiği, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/03/2013 tarih, 2012/47 Esas ve 2013/75 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında üzerine atılı cinsel istismar, cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından beraatine karar verildiği, ayrıca mağdure Şule'ye yönelik beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlediği sabit görülen kasten yaralama suçu dolayısıyla neticeten 3000 adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğu, yine mağdur Anıl'a yönelik beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlediği sabit görülen kasten yaralama suçu dolayısıyla neticeten 3000 adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğu, davacının geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği sabit görüldüğünden bahisle neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğu, davacının hakaret suçunu işlediği sabit görüldüğünden bahisle neticeten 1.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğu ve davacının tutuklulukta geçirdiği günlerin TCK 63. Maddeye göre cezasından mahsubuna karar verildiği, beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesi neticesinde kararların 21/12/2017 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararların 22/04/2013 tarihinde kesinleştiği, dayanak dosyada beraat kararının kesinleştiği ve davacıya 30/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından davanın CMK'nın 142/1 maddesindeki yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 27/04/2018 tarihinde açılmakla süresinde olduğu görülmüştür. ... dosyanın esas bakımından incelenmesinde, davacının bir kısım suçlardan beraat etmiş olduğu görülse de yukarıda açıkladığımız üzere dört farklı suçtan mahkum edilmiş olduğu ve davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğu ve davacının tutuklulukta geçirdiği günlerin TCK 63. Maddeye göre cezasından mahsubuna karar verildiği, davacının hakkında verilen HAGB kararlarının denetim süresi içinde kasıtlı suç işlememesi nedeniyle düşmesine karar verilmişse de düşme kararı verilmesi halinin şahsi hürriyetini kısıtlayıcı sürelerin haksız olarak gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği, sanığın tutuklu kaldığı sürelerin haksız olmadığı zira tüm suçlardan beraat etmediği, bu nedenle davacının tazminat istemiyle açmış olduğu davanın yasal koşulları oluşmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/47 Esas – 2013/75 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocukların cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 15.01.2012 - 04.06.2012 tarihleri arasında 141 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde çocukların cinsel istismarı suçundan beraatine ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, beraat hükmünün 21.12.2017 tarihinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 22.04.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2. Davacının çocukların cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından tutuklandığı, her iki tutuklama müzekkeresinin de infaz gördüğü, yapılan yargılama neticesinde davacının çocukların cinsel istismarı suçundan beraatine ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, açıklanması geri bırakılan hükmün 5 yıllık denetim süresinin 22.04.2018 tarihi itibari ile dolduğu gözetildiğinde, davacı hakkında düşme kararı verildiğinin tespit edilmesi halinde, açıklanması geri bırakılan 10 aylık hapis cezasının tutuklu olarak geçirilen süreden fazla olduğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde olacak ise de, davacının yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması üzerine yeniden ele alınan dosyada davacının beraatine karar verilecek olursa davacının tazminata hak kazanacağı anlaşılmakla, denetim süresi sonucunda ne şekilde karar verildiğinin araştırılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragraflında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2020/145 Esas, 2020/115 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bartın Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.