Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9142 E. 2023/2737 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9142
- Karar No
- 2023/2737
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/833 E., 2020/325 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 24.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 12.05.2016 - 09.01.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle 250.000,00 TL maddi, 450.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 28.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, başka bir tazminat davası açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Gözaltı ve tutuklama işlemleri yasaya aykırı değildir. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Tazminata hükmedilmesi halinde hangi koruma tedbiri sebebiyle tazminata hükmedildiği açıkça belirtilmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/273 Esas, 2018/386 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2020/833 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.11.2021 tarihli ve 2020/53020 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının "kasten öldürme" suçlaması ile 12.05.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 16.05.2016 tarihinde Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/337 sayılı sorgusundan sonra tutuklanmasına karar verildiği, Adana 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/325 E. sayılı dosyasından yargılaması yapılırken 09.01.2018 tarihinde tahliyesine karar verildiği, müvekkili olan davacının Adana 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarih 2016/325 E., 2018/144 K. sayılı kararı ile beraat ettiği, bu kararın 17.05.2018 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın 24.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile süresinde açıldığı, davacının ikamet adresinin Tarsus oluşu karşısında mahkemenin yetkili mahkeme olduğu ve davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı tespit edilmiştir. Davacının ilk olarak 4 gün gözaltında kaldığı, sonrasında ise 603 gün tutuklu kaldığı anlaşılmış, davacının tutuklanmadan önceki dönemde hangi işlerde çalıştığını ve gelirinin ne kadar olduğunu tam olarak belgelendiremediği, davacının maddi kaybı açısından yoksun kaldığı gelirin aylık asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kabulü ile davacının tutuklu ve gözaltında kaldığı döneme ilişkin Asgari Ücret net hesabına göre hesaplama yapılmıştır. Davacının 4 gün gözaltında 603 gün tutuklu olarak kaldığı, toplamda ise 607 gün hürriyetinden yoksun kaldığı, bu sürede 27.658,00 TL maddi zararının doğduğunun kabul edilebileceği, her ne kadar davacı vekilleri tarafından yapılan cezaevi harcamaları da dava dilekçesinde talep edilmişse de cezaevi harcamaları, davacının ve ailesinin yargılama sürecinde yaptığı yol, konaklama, yemek harcamaları ve benzeri giderleri, davacının ailesinin taşınma masraflarının maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceği dikkate alınarak davacının maddi tazminat hesabında bu miktar dikkate alınmamış olup; 27.658,00 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat açısından ise; tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması, tutukluluk tarihindeki genel-ekonomik şartlar, davacının sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulunduralarak sadece elem-ızdırabın dindirilmesi ile hak ve nefaset ölçüleri gözetilerek 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/325 E., 2018/144 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 12.05.2016 - 09.01.2018 tarihleri arasında 607 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 17.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/325 E., 2018/144 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 12.05.2016 - 09.01.2018 tarihleri arasında 607 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 17.05.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2020/833 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.