Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8853 E. 2024/5587 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8853
- Karar No
- 2024/5587
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2857 E., 2019/4007 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacının 5271 sayılı CMK'nın 141/1 (a), (d), (i), (j) maddeleri kapsamında karar verilmesi nedeniyle 10.000,00 TL maddi, 1.00.000,00 TL manevi tazminatın talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin önce adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığını, itiraz üzerine hiçbir delil olmaksızın tutuklandığını, yapılan soruşturma sonucunda anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, tutukluluğunun infazının bu suçtan gerçekleştirildiğini, yerel mahkemece eksik ve hatalı karar verildiğini, eksik inceleme yapıldığını, müvekkili hakkında ayrı müzekkere düzenlendiğini, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan tutukluluğunun infaz gördüğünden davanın kabulü gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/24560 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında davacının, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 18.07.2016 tarihinde gözaltına alınıp serbest bırakıldığı, yapılan itiraz ile 19.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 01.06.2018 tarihinde Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan resen tahliye edilerek, aynı gün hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında iddianame tanzim edildiği ve İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/185 Esas sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılamanın devam ettiğini, tazminat başvurusu için beraat kararı verilmesinin ve bu kararın kesinleşmesinin gerekmekte olduğunu, dava konusu olayda davacının (sanığın) aynı tutuklama kararı ile her iki suçtan da tutuklanmış olup, aynı kararla tutuklandığı diğer suç olan Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılama devam etmekte olup, sanığın baştan beri bu suç yönüyle de tutuklu olması nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesi halinde tutukluluk başlangıcından itibaren bu suç nedeniyle verilen cezadan mahsup edileceğinden, bu suç yönüyle verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat kararı bulunmadığından tazminat isteme şartlarının oluşmamış olması nedeniyle davacının tazminat davasının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Kanun'un 142/9 maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/185 Esas, 2022/322 sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verildiği, UYAP'tan yapılan kontrolde halen dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin arşivinde 2024/18188 Esası ile kayıtlı olduğu, dolayısıyla kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.