Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8696 E. 2024/6026 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8696
Karar No
2024/6026
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1345 E., 2019/2464 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk tedbiri nedeniyle 250.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 21.700,68 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının "20.000 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının cezaevi harcamaları ve ailesinin ziyaret nedeniyle yapmış olduğu harcamaların maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/644 numara sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 16/07/2016 - 23/12/2016 tarihleri arasında 160 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 26/07/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, itiraz edilmemesi üzerine kararın kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminat miktarı yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün "CMK 141 ve devamı gereğince tazminat", "10/11/2017'' olan dava tarihinin ise ''13/11/2017" olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesi Başkanlığının 21.09.2023 tarihli 2019/38627 Başvuru numaralı kararında da vurgulandığı üzere yukarı da anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince; tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği, kamu görevinden ihracının ardından görevine iade edilen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödeneceği dolayısıyla koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu olabilecek maddi zararı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin, sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8696, K. 2024/6026, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8696-e-2024-6026-k-c14528f678e7