Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8685 E. 2024/5032 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8685
Karar No
2024/5032
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2645 E., 2019/2524 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, arama, el koyma, adli kontrol nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile 216,80 TL maddi 305,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili, davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 500,00 TL'ye yükseltilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün manevi tazminatın eksik olduğundan bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin avukat olduğunu, evinde ve iş yerinde hukuka aykırı arama yapıldığını, dijital materyallerine imajı alınmadan el konulduğunu, işlerinin sekteye uğradığını, müvekkilinin asgari ücretten daha fazla geliri olduğunu, 1 yıla yakın hakkında imza atma ve yurt dışı yasağı şeklinde adli kontrol uygulandığını, seyahat özgürlüğü ihlal edildiğini, gazetede ad ve soyadının açık halde haber yapıldığını, lekelenmeme hakkının ihlal edildiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/136 Esas, 2018/124 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.11.2016 - 22.11.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 11.04.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının avukat olduğunu, davacı hakkında açılan herhangi bir tazminat dosyasının bulunmadığı, tam olarak maddi durumu ve gelirinin ne kadar olduğunun tespit edilmediği, gözaltı sürelerin mahsup edilmediğinin anlaşıldığı, gözaltı tedbiri bakımından dosya içerisinde davacının gelir durumunun asgari ücret seviyesi üzerinde olduğuna dair kanıtlayıcı bir belge olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde davacının avukatlık mesleğini icra ettiği olduğu belirtilmiş ise de davacı vekiline yapılan ihtaratlı tebligat ile CMK 142/4. maddesi uyarınca davasına dayanak olacak belgeleri bir ay içinde sunması için süre verildiği ve sunmadığı takdirde davanın mevcut haliyle görüleceğinin ihtar edildiği, davacı vekiline CMK 142/4. maddesi uyarınca verilen bir aylık süre içerisinde davacı vekilinin dosyaya dilekçesindeki gelir iddiasını destekleyecek ve kanıtlayacak herhangi bir bilge ve belgeyi sunmadığından gözaltı tedbiri bakımından asgari ücret üzerinden hesap yapıldığını, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacının yargılandığı ve gözaltında alındığı suçun silahlı terör örgütüne üye olma suçu olması, gözaltında kaldığı sürenin 5 gün oluşu, yaşı, toplumsal konumu, sosyal çevresindeki itibarının sarsılması, sosyal ve ekonomik durumu, gözaltına alınmanın davacı üzerindeki olumsuz etkileri ile tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı, belirlenecek miktarın adalet ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşır bir miktar olması gerekliliği hususları ve ayrıca uğranılan manevi zararın boyutu birlikte dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiğini, haksız olarak adli kontrol kararı uygulanan kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarının devletten istenebileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmamasından ve anılan hükümde tazminat istenebilecek hallerin sınırlı sayıda düzenlenmiş olmasından dolayı davacının haksız adli kontrol kararı nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, davacının iş yeri ve ikamet aramasına ilişkin tutanaklar mahkememizce incelendiğinde söz konusu arama işlemlerinin 17.11.2016 tarihinde icra edildiği, davacı vekilinin ise 05.07.2018 havale tarihli dava dilekçesi ile işbu davayı açarak söz konusu arama işlemlerinin haksız ve ölçüsüz olduğu gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu dikkate alındığında, bahse konu arama kararının icra tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 142/1 maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış olduğu anlaşıldığından davacının ölçüsüz arama nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, el koyma bakımından ise yargılamaya konu dosyada soruşturma aşamasında iş yeri ve ikamet aramalarında elkonulan eşyalarının kendisine iade edildiğini beyan ettiği, fakat gerek dava dilekçesinden gerek ise davacının mahkememiz huzurundaki beyanlarından anlaşılacağı üzere avukatlık bürosunda yapılan arama sırasında elkonulan bilgisayarlarının imajı alınmak yerine bilgisayarının parçalarını söktükleri için bilgisayarının içindeki bütün kişisel verilerini kaybettiğini belirttiği, davacının söz konusu zararının ispatının mümkün olamayacağı, ayrıca davacının beyanına göre eşinin ve çocuklarının da telefonlarına elkonulduğu, fakat sonrasında bunların da iade edildiği anlaşıldığından, CMK'nın 141/1-(j) maddesinde düzenlenen tazminat istemine konu olabilecek durumlardan herhangi biri oluşmadığı gözetilerek davacının haksız elkoyma nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, kanaatine varıldığı belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8685, K. 2024/5032, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8685-e-2024-5032-k-2f5883fdea96