Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8681 E. 2024/5031 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8681
- Karar No
- 2024/5031
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2069 E., 2019/2520 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 3.885,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın fazla olduğundan 1.800,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin maddi zarara uğradığını, müvekkilinin mali haklarının iade edilmesi gerektiğini, adli kontrol uygulanması nedeniyle tazminat ödenmesi gerektiğini, manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/45 Esas, 2018/109 Karar sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.09.2016 - 23.09.2016 tarihleri arasında 21 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 14.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının İnfaz Koruma Memuru iken FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 29.10.2016 tarihli resmi gazetede yayınlanan 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkartıldığı, tekrar görevine iade edilmediği hakkında açılan herhangi bir tazminat dosyasının bulunmadığının bildirildiği, halen halı fabrikasında işçi olarak çalıştığı, gözaltında kaldığı sürelerin mahsup edilmediği hususunun bildirildiği, infaz gördüğü, davacının gözaltında geçirdiği sürelerin başka bir mahkemece mahsup edilmediğinin bildirildiği, koruma tedbiri uygulanan bu döneme ait net maaşının kendisine ödendiği, haksız koruma tedbirine maruz kaldığı süreler nedeniyle gelir kaybı yönünden uğramış olduğu herhangi bir maddi zararı bulunmadığı, davacının haksız koruma tedbirleri nedeniyle uğramış olduğu ruhani çöküntü nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ve bu bağlamda davacının yargılandığı ve koruma tedbirlerinin uygulandığı suçun silahlı terör örgütüne üye olma suçu olması, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin gözaltına alındığı gün dahil tahliye edildiği gün hariç olmak üzere toplamda 21 gün oluşu, davacının koruma tedbirleri uygulanmadan önce Adalet Bakanlığı'na bağlı Gaziantep E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü bünyesinde çalışan infaz koruma memuru oluşu ve söz konusu koruma tedbirleri nedeniyle mesleğinden uzaklaştırılmış oluşu, yaşı, toplumsal konumu, sosyal çevresindeki itibarının sarsılması, sosyal ve ekonomik durumu, tutuklu kalmanın davacı üzerindeki ilaç kullanmaya varacak şekildeki olumsuz psikolojik etkileri, tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması ve belirlenecek miktarın adalet ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşır bir miktar olması gerekliliği hususları birlikte dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği,, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.