Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8680 E. 2025/4705 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8680
- Karar No
- 2025/4705
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2019/1574 E. 2019/2510 K. SUÇ :Taksirle öldürme HÜKÜM :Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER :Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.10.2018 günü saat 17.50 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, orta refüj ile bölünmüş, aydınlatmanın mevcut olduğu, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan yaya geçidine geldiğinde istikametine göre sağından kaplamaya girerek yaya geçidi üzerinden karşıya geçmek isteyen yayaya çarpması neticesinde yayanın öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda;, sanığın idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken yola gereken dikkati vermemesi, yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmaması, ilk geçiş hakkına sahip olan yayanın geçişini beklememesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, bilinçli taksirle hareket eden sanık hakkında İlk derece mahkemesince basit taksirden cezalandırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, ancak; 1. 2918 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişiliğe göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. " hükmüne göre yaya geçidinde durmayan sanığın eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği ancak yukarıda izah edilen olayın, düzenleme tarihinden önce yani 03.10.2018 tarihinde gerçekleştiği ve dairemizin yerleşik uygulamalarına göre düzenleme tarihinden önce yaya geçidi üzerinde meydana gelen kazalarda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmadığı ayrıca yine dairemizin yerleşik uygulamalarına göre olay anındaki hızın azami hız sınırının iki katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, sanığın ise 50 km/s hız sınırını 2 katından fazla aştığına ilişkin bir tespitin dosya içerisinde yer almadığı anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 22/3.maddesi hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması, 2. Sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın, (B), (F) ve (M) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki otomobil ile yapması nedeniyle otomobil kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a ilk cümlesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır 6.Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.