Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8301 E. 2025/3980 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8301
Karar No
2025/3980
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3401 E., 2019/2768 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63, 53/6 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 63/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği, 5237 sayılı 85/2 maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, makas atma eyleminin söz konusu olmadığına bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 171 promil alkollü sanık idaresindeki otomobille, alacakaranlık vaktinde, yerleşim yeri içinde, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş asfalt kaplama karayolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek, sol ön köşe kısımlarıyla, gidiş yönüne göre soldaki çelik bariyerlere çarpmasının ardından bir kez de sağ taraftaki çelik bariyerlere çarptıktan sonra son olarak sol bariyerlere çarparak durmasıyla araç içindeki yolculardan bir kişinin ölümü, iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; mahkemece tam kusurlu şekilde hadiseye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, mağdurlar ... ve ...'in yaralanmalarının 5237 sayılı TCK'nın 89/1 kapsamında kaldığı, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince birinci fıkra kapsamı dışında bulunan yaralama dışında suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayete tabi bulunmadığının düzenlendiği, soruşturma aşamasında şikayetçi olmadıklarından sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 85/1 kapsamında kalmasına karşın aynı maddenin ikinci fıkrasının uygulanmasının ve sürücü belgesi olmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6 maddesi hükümlerine yer verilmesi hukuka aykırı görülmüş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılma yoluna gidilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Mağdur ...'ın zarar gördüğü halin, taksirle yaralama suçu olarak 5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde hükme bağlandığı, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince birinci fıkra kapsamı dışında bulunan yaralama dışında suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayete tabi bulunmadığının düzenlendiği, anılan mağdurun yaralanmasının da aynı Kanun'un 89. maddesinin birinci fıkrasını ihtiva etmediği, basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde olduğunun 28.08.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen kati adli muayene raporunda tespit edildiği dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinin beşinci fıkrası gereğince anılan suçun şikayete tabi olmadığı gözetildiğinde temel cezanın bahsi geçen Kanun'un 85. maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8301, K. 2025/3980, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8301-e-2025-3980-k-b168cc384dcd