Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8011 E. 2025/3339 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8011
- Karar No
- 2025/3339
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/529 Esas., 2019/1509 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanık hakkında teşdidin derecesinde yanılarak fazla ceza verildiğine ve lehe hükümlerin uygulanarak adli paraya çevrilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.08.2017 günü saat 09.00 sıralarında gündüz vakti, bölünmüş, tek yönlü, yolda katılan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille İstanbul yönünden gelip otoyol üzerinden Sakarya yönünde, orta şeridi takiben, seyirle 2.km, civarına geldiğinde, kendisi ile aynı yönde ve sol şeritte giderken orta şeride doğru yönelen sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına, kendi aracının sol yan kısımları ile çarpıp sağa doğru savrularak sağdan yol dışı kalması sonucu aracında yolcu olarak bulunan ...' in öldüğü, sürücü ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 29.12.2017 tarihli adli raporunda: sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında şerit değiştirme istediğinde gireceği şeritteki trafik akışına dikkat etmesi gerektiği halde bahsedilen bu hususa riayet etmemiş, sağındaki şeritten gelmekte olan müşteki idaresindeki araca rağmen yakın mesafeden bu şeride doğru yönelerek hatalı doğrultu değiştirme manevrası kural ihlali ile olaya sebebiyet vermiş olup asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece bir kişinin ölümü ve bir kişinin basit yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın kendi şeridinden çıkarak şeridinde giden katılanın kullandığı araca çarpmak suretiyle asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, asli ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne bir kişinin basit şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmetmek gerekirken asgari hadden çok fazla uzaklaşılarak temel cezanın 6 yıl olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması sureti ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.