Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7199 E. 2024/7239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7199
- Karar No
- 2024/7239
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4659 E., 2019/1602 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Davanın Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK 52, 53, 58 maddeleri uyarınca3 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmasız yapılan inceleme neticesinde; aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan CMK'nın 223/7 maddesi gereğince mahkumiyet hükmü tamamen çıkarılarak yerine "Sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden verilmiş bir hüküm bulunduğundan DAVANIN REDDİNE" karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Yargılaması yapılan her iki eylemin farklı olduğuna, sanığın suç işlediğinin sabit olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama, toplanan kanıtlar, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları, tapu kayıtları, Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Toros Elmlak Müdürlüğü'nden gelen yazı ve tüm dosya kapsamından, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 17.05.2016 tarihinde alınan kararla, I. Derecede arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verilen, yapılan keşifte dinlenen ve krokili rapor ibraz eden harita mühendisi bilirkişi raporunda belirtilmiş, 502 parsel sayılı ve 665 parsel sayılı taşınmaz sınırlarında kalan yerde sanık tarafından 20.10.2016 tarihinde iş makinesi ile çalışma yapıldığının tespit edildiği, yapılan bu çalışmanın arkeolog bilirkişi raporunda ayrıntıları ile belirtildiği üzere I. Derecede arkeolojik sit alanı olarak ilan edilen yer içerisinde kalan kısımlara fiziki müdahale niteliğinde bulunduğu böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği açıkça anlaşılmış olup keşif yapılması ve bilirkişi raporlarının ibrazından sonra sanık müdafi sit alanı olarak tescile karar verilmeden önce uydu görüntülerine göre alanda çalışma yapıldığı savunulmuş ise de alınan bilirkişi ek raporları ve sit alanı ilanı ve sanığın suç yerindeki taşınmazlardan hisseler satın almasından sonra 20.10.2016 tarihinde iş makinesi ile çalışma yapıldığı ve bu çalışmanın sit alanı olarak tesciline karar verilen bölüm içerisinde kaldığı kolluk görevlilerince düzenlenmiş tutanaklar ve fotoğraflardan açıkça anlaşılmış olduğundan sanık müdafinin savunmalarına itibar edilmemiş, belirtilen tarihte yapılan iş makinesi ile çalışmanın, sanığın atılı suçu işlediğinin kesin kanıtı olduğu değerlendirilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; İstinaf incelemesine konu dava dosyasında yer alan 15.11.2016 günlü "...Antalya Müzesi Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 24.10.2016 tarihli rapor ile ihbara konu yerin tapuda Antalya illi, ... ilçesi, 28254 ada 503 parselde kayıtlı bulunduğunun, mülkiyetinin maliye hazinesine ait olduğunun, buranın Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 17.05.2016 tarih 4991 sayılı kararı ile I. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş bulunduğunun, ihbara konu antik taş ocağı ve nekropol alanı I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan arazide ağaçlandırma ve tarıma açma amaçlı iş makinası ile zemin düzeltilerek yol açılması, kazı, kayaların kırılması ve kısmen toplanması işlemlerinin yapılmış olduğunun belirlendiği, yapılan incelemede her ne kadar sanık tarafından gerçekleştirilen iş makinası ile çalışma sırasında kültür varlığı tahribatına rastlanmamış ise de alanın topoğrafyasına fiziki müdahalede bulunulmuş ve I. derece arkeolojik sit alanı koruma ve kullanma koşullarının ihlal edilmiş olduğunun açıklandığı, şüphelinin bu suretle üzerine atılı suçu işlediği..." şeklindeki iddianame ile sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediğinin iddia edildiği, suç tarihinin 20.10.2016 olarak gösterildiği, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/185 esas, 2018/24 karar sayılı dava dosyasında yer alan 15.03.2017 günlü "...zilyetliği ihtilaflı 28254 ada 503 parsel nolu alanda tahribat yapıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda söz konusu yerin Koruma Bölge Kurulu'nun 17.05.2016 tarihli kararı ile I. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edildiği, söz konusu arazide yapılan incelemede, ağaçlandırma veya tarıma açma amaçlı iş makinası ile zemini düzelterek yol açıldığı, kazı, kayaların kırılması ve kısmen toplanması işlemi yapılarak alana zarar verildiğinin tespit edildiği... sanığın suça konu I. Derece arkeolojik sit alanı olan araziye iş makinaları ile müdahale ederek zarar verdiği..." şeklindeki iddianame ile sanığın 2863 sayılı kanuna aykırılık suçunu işlediğinin iddia edildiği, suç tarihinin 24.10.2016 olarak gösterildiği, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/185 esas, 2018/24 sayılı kararı ile sanığın kendisine yüklenen bu fiillerden beraatine karar verildiği, katılan vekilinin beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun Dairemizin 14.05.2018 gün, 2018/1577 esas, 2018/1807 karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği, dolayısı ile kararın 14.05.2018 tarihinde kesinleştiği, açıklanan her iki dava dosyasında da arkeologlar Cumali Yabakan ve Yunus Susam'ın Müze Müdürlüğü'ne hitaben düzenlemiş oldukları 24.10.2016 tarihli raporun bulunduğu, her iki iddianamede anlatılan fiillerin aynı olduğu, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/757 esas, 2018/862 karar sayılı kararının verildiği 15.11.2018 tarihinde aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm bulunduğu anlaşıldığından, bu aykırılıkların duruşma yapılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan CMK'nın 223/7 maddesi gereğince mahkumiyet hükmü tamamen çıkarılarak yerine "Sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden verilmiş bir hüküm bulunduğundan davanın reddine" dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.