Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6895 E. 2024/306 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6895
Karar No
2024/306
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 04.05.2018 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 04.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.09.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraatine hükmedildiğini belirtmiş, bu kapsamda davacının uğradığı zarara karşılık 63.805,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 21.05.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, mahkemenin yetkili olup olmadığı ve mükerrer dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kendi kusurlu eylemi ile tutuklandığını, maddi zararın ispat edilmediğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. 3. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/228 Esas, 2018/455 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2019/454 Esas, 2019/1617 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile eksik manevi tazminata hükmolunduğu ve davacının telefonuna elkonulup konulmadığının ve elkonuldu ise iade edilip edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; cep telefonuna elkonulması üzerine yeni telefon almasından doğan zararının giderilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesince 2017/150 Esas sayılı dava dosyası ile davacının 20/09/2016- 30/09/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında 2018/24 karar sayılı ilamına beraatine karar verildiği, kararın 20/03/2018 tarihinde kesinleştiği, mahkemece dosyada herhangi bir mahsup veya tazminata ilişkin belge bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... Davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin ihraç edilmesi nedeniyle uğradığı maddi kayıplara ilişkin olup davacının 19/01/2018 tarihinde görevine geri iade edildiği ve özlük haklarının ödendiği belirtilmiş olup 697 sayılı KHK nın 2.maddesinde de bu durumda buna bağlı maddi tazminat talep edilemeyeceğinin beriltildiği mahkememizde ki dava konusunun CMK 141/142. Maddesi kapsamında koruma kararlarıyla ilgili tazminata ilişkin olup maddi tazminat talebi bakımından bu kapsamda değerlendirme yapılmasının zorunlu bulunduğu ayrıca davacı tarafından da özel bilirkişi ücreti verildiği belirtilmesine rağmen herhangi bir belge sunulmaması cezaevi giderlerinin Yerleşik Yargı Kararlarında da belirtildiği üzere maddi tazminata esas tutulmaması karşısında maddi tazminat talebinin reddine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacının haksız olarak gözaltında kaldığı süre, şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak takdiren 1.500 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/150 Esas – 2018/24 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 20.09.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2. Davacının el konulan cep telefonun 1 yıl sonra kendisine iade edildiğini söylemesi nedeniyle maddi zarar oluşmadığından ve yeni cep telefonu satın alınması sebebiyle talep edilen bedelin doğrudan zarar olmadığı anlaşıldığından davacının buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş ve tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş ve tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2019/454 Esas, 2019/1617 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6895, K. 2024/306, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6895-e-2024-306-k-a89634abceb3