Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6571 E. 2023/5376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6571
- Karar No
- 2023/5376
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/4178 E., 2018/2189 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 27.03.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan bir isimsiz ihbarla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/1692 soruşturma nolu dosyası ile soruşturma açıldığını, soruşturma devam ederken davacının telefonlarının dinlenmesine, hakkında fiziki takip yapılmasına yönelik hukuka aykırı şekilde mahkeme kararı alındığını, sonrasında da gözaltı kararı alınarak davacının evinde ve bürosunda arama yapıldığını, davacının bu kararla birlikte 4 gün gözaltında kaldığını, soruşturmanın gizli tutulması gerekirken telefon görüşmelerinin medyada yer aldığını, usule aykırı şekilde soruşturma yürütüldüğünü, soruşturma dosyasında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/110 esas 2016/335 karar sayılı ilamıyla müvekkilinin beraatine karar verildiğini belirterek 5.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminata, gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 22.05.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazla olduğunu, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2017 tarihli ve 2017/203 Esas, 2017/282 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.11.2018 tarihli ve 2017/4178 Esas, 2018/2189 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarih, 2018/106592 sayılı tebliğnamesi ile davalının temyiz isteminin miktar bakımından kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle reddine, davacının temyiz istemi bakımından ise temyiz taleplerinin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının soruşturmanın gizliliğine rağmen özel hayatına ilişkin görüşmelerin medyada yayınlanarak ifşa edilmesi, dinlemenin hukuka aykırı olmaması ve davacının eski Adalet Bakanı olması nedeniyle hakkında hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna, yalnız gözaltına alınmasına ilişkin değil 10 yıl gibi uzun bir süre süren yargılama süreci de değerlendirilerek daha fazla manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi; manevi tazminatın fazla olduğuna ve faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Mahkeme gerekçesinde "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/110 esas 2016/335 karar sayılı kesinleşmiş kararı ve bu dosyaya ilişkin yazı cevabı, BAHUM cevabı, SED raporu ve tüm dosya kapsamına göre Adalet eski bakanı olan davacının İstanbul C. Başsavcılığının 2008/1692 soruşturma nolu dosyasında 4 gün süre ile gözaltına alındığı, açılan davada İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/110, 2016/335 E. K. sayılı dosyası ile beraatine karar verildiği, haksız gözaltı nedeniyle uğradığı zarardan dolayı 5.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da bu tazminatın dayanağının vekalet ücretine ilişkin olduğu, ancak makbuzunun karar verilmesinden sonra ancak kesinleşmesinden önce kesildiği belirtildiğinden karar tarihinden önceki tarihli olmadığı için ve beraat kararı verilen dosyada maktu vekalet ücretine hükmedildiğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, öte yandan hak ve nesafet kuralları, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, olaydan dolayı yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak ve sebepsiz zenginleşmeye de yol açmayacak şekilde haksız olarak gözaltında kaldığı süreler itibariyle 10.000- TL manevi tazminata hükmedilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 5.000,00 TL şeklinde değiştirilerek düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 47.530,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın, Bölge Adliye Mahkemesince 5.000,00 TL manevi tazminat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle toplam 5.000,00 TL tazminat miktarının 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/110-2016/335 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 01.06.2010-05.06.2010 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu görevlisinin kişisel verileri kaydetmesi, yargı görevini yapanı etkileme, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından yapılan yargılama sonucunda davacının tüm suçlardan beraatine hükmedildiği, hükmün 08.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.11.2018 tarihli ve 2017/4178 Esas, 2018/2189 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.11.2018 tarihli ve 2017/4178 Esas, 2018/2189 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.