Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6334 E. 2024/7515 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6334
- Karar No
- 2024/7515
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/4519 E., 2019/1419 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1 cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Sanığa duruşma davetiyesi tebliğ edilmediğine, talimat yoluyla beyanlarının tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın suça konu tadilatlar için kurumdan izin aldığına, meydana gelen hataları düzelttiğine, bu konuda tadilat projesi sunduğuna ve tadilat projesinin onaylandığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, verilan kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Her ne kadar sanık hakkında üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, suç mahallinde, bilirkişi heyeti ile yapılan keşif sonucunda dosyamıza sunulu keşif zaptı, suç mahalli fotoğrafları, bilirkişi raporları ve kurul onaylı tadilat projelerinin tetkikinden sanığın koruma kurulunca onay verilmiş tadilat projesi kapsamında dava konusu alana müdahalede bulunduğu, tescilli yapının bu projeye uygun şekilde restore edildiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlemediği anlaşılmış ve sanığın beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanığın savunması, tapu kaydı, Kayseri ve Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları, ilk derece yargılamasında icra edilen keşif, şehir plancısı ve arkeolog-sanat tarihçisi bilirkişi raporu, 19.02.2016 tarihli tespit raporu ve olay yeri fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde, isnat edilen fiilin sübutu hususunda tereddüt bulunmadığı, buna göre; sanığın ... Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve aynı zamanda işlerini takiple yetkili müdürü olduğu, şirketin de Nevşehir Merkez ... Beldesi'nde 2 pafta ve 359 parsel numarası ile tapuya kayıtlı olan taşınmazın maliki olduğu, bu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli olduğu, Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 20.01.2015 gün ve 1435 sayalı kararı ile taşınmaza ilişkin restitüsyon ve restorasyon projelerinin uygun bulunduğu, katılan İdare görevlileri tarafından 19.02.2016 tarihinde mahallinde yapılan incelemede iddianamede ayrıntılı dökümü yapılan hususlarda (duvar yıkmak-eklemek, kapı iptal etmek, merdiven yönlerini değiştirmek, dolapları kapatmak vs) projelere aykırı olarak esaslı şekilde müdahalede bulunularak taşınmazda değişiklik yapıldığının tespit edilip tutanağa bağlandığı, tespit üzerine katılan tarafından 02.03.2016 tarihli ve 870 sayılı yazı ile suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan keşif alınan bilirkişi raporu ile de bu aykırılıkların tespit edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, sanığın almış olduğu iznin dışında ve ötesinde, taşınmaz üzerinde esaslı inşai ve fiziki müdahale oluşturacak şekilde yıkım, ekleme ve değiştirme yapması gözetildiğinde suçun sübuta erdiği ,sanığın tacir sıfatının olması, davaya konu yerin de kişisel kullanımdan ziyade ticari işletme faaliyet kapsamında değerlendirilen bir yer olması, yapılan değişikliklerin sayısının ve çeşidinin çokluğu, yine taşınmaza müdahalenin niteliğinin ağırlığı ile ilk yapılan tespit ve suç duyurusu gözetildiğinde; basit bir değişiklikten ya da daha önce alınan izin kapsamında bir uygulama hatasından söz edilemeyeceği, yapılan esaslı değişikliklerin işletme sahibi sanığın bilgisi ve dışında gerçekleşebilecek nitelikte olmadığı, kaldı ki projeyi uygulayacak ustaların bunda bir menfaati olmadığı gibi maliyet hesabını lehe ve aleyhe etkileyecek bir değişikliği yapmaları için bir sebep de olmadığı anlaşılmakla, suçtan kurtulmaya yönelik savunmaya itibar edilmemiş, ayrıca suç işlenip suç duyurusu yapıldıktan sonra tadilat projesi yapılarak yapı kullanım belgesi düzenlenmiş ise de; bu durumun suçun işlenmesiyle gerçekleşen neticeyi düzeltmeye yönelik olduğu, fakat suçun işlenmiş olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, suç işlendikten sonra idari merci kararları ile de fiilin suç olmaktan çıkmayacağı kabul edilmekle, sonradan tadilat projesi yapılıp yapı kullanım belgesinin düzenlenmesi neticeye etkili bulunmayarak sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12.11.1999 gün ve 123 sayılı kararı ile belirlenen, aynı kurulun 02.07.1987 gün ve 3446 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen Uçhisar beldesi 2 pafta 359 parselde bulunan taşınmazın uygun bulunan restitüsyon ve restorasyon projelerine aykırı tadilatlar yapıldığından bahisle sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında söz konusu aykırılıkların giderildiğini beyan ettiği, mahkemece keşif yapıldığı ve keşif akabinde alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazda daha sonra Koruma Kurulunca uygun görülen tadilat projelerinin bulunması, tescilli yapının bu projelere uygun şekilde restore edilmesi, belediyesince yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi neticesinde tespiti yapılan suç unsurlarının ortadan kalktığı kanaatine varıldığının bildirilmesi karşısında; Olay yerinde inşaat mühendisi, mimar ve sanat tarihçi bilirkişiler refakate alınarak yeniden keşif yapılarak, tescilli taşınmazın son durumunun onaylanan projelere uygun olup olmadığının ve tescilli yapıda zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, uygun hale getirilmesi ve zarar meydana gelmemiş olması halinde atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından sanığın beraatine, aksi halde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.