Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6199 E. 2023/2822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6199
- Karar No
- 2023/2822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/186 E., 2018/1241 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 13.07.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 23.07.2016-09.02.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 55.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 26.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve tazminat isteme koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/239 Esas, 2017/301 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.09.2018 tarihli ve 2018/186 Esas, 2018/1241 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2021 tarihli 2018/98469 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme gerekçesinde "Davacının 20/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, bilindiği üzere görevden uzaklaştırılan memurlara maaşlarının 2/3'ünün ödenmeye devam edildiği, bu haliyle davacının görevden uzaklaştırıldığı tarihli ile ihraç edildiği 01/09/2016 tarihi arasındaki gözaltı ve tutukluluk sürelerinin almadığı maaşının 1/3'ü oranında hesaplanması gerekmektedir. Bu şekilde hesaplama yapıldığında bilirkişi tarafından temin edilen bordrolardan anlaşıldığı üzere davacının 2016 yılı Temmuz maaşının 3.049, 82 TL olduğu, 2016 yılı temmuz maaşının günlük ise (3.049, 82 TL / 31) 98,381 TL olduğu, Temmuz 2016 tarihinde davacının 8 gün gözaltında kaldığı, 8 gün gözaltında kaldığı süreye ilişkin toplam alması gereken maaşın 885,431 olduğu, davacının bu tarihler arası devletten maaşının 2/3 ünü aldığı dikkate alındığında bu rakamın 1/3 ünün 295,143 TL olduğu, davacının 2016 yılı temmuz ayında gözaltında geçirdiği süre yönünden maddi kaybının 295,143 TL olduğu, davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı 2016 yılı ağustos ayında ise maaşının yine aynı şekilde 3.049, 82 TL olduğu, bunun 1/3 ünün ise 1.016,606 TL olduğu, Davacının 01/09/2016 tarihinde ihraç edilmiş olması nedeni ile artık bir işte de çalışmaması nedeni ile hesaplamanın asgari ücrete göre yapılması gerektiği, davacının evli, eşi çalışan 2 çocuklu olması nedeni ile 2016 yılı için alacağı asgari ücret miktarının 1.338,05 TL olduğu, günlük asgari ücret miktarının ise (1.338,05 TL/30) 44,601 TL olduğu, davacının 01/09/2016 ila 31/12/2016 tarihleri arasında toplam 122 gün tutuklulukta kalması nedeni ile alacağı tazminat miktarının ( 44,601 TL x122) 5.441,322 TL olduğu, Evli eşi çalışan 2 çocuklu davacının 2017 yılı için alacağı asgari ücret miktarının ise 1.444,06 TL olduğu, günlük asgari ücret miktarının ise (1.444,06/30) 48,135 TL olduğu, davacının 2017 yılında 39 gün tutuklu kaldığı, 2017 yılı için alacağı toplam tazminat miktarının ise (48,135 TL x 39) 1.877,26 TL olduğu, Bu haliyle davacının toplam alabileceği maddi tazminat miktarının (295,143 + 1.016,606 + 5.441,322 + 1.877,26) 8.630, 33 TL olduğu....Davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler yönünden sosyal itibarı, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı zaman zarfında davacının içinde bulunduğu ruhsal durum dikkate alınarak mahkememizce davacı lehine 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, davacı lehine taleple bağlı kalınarak haksız tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen maddi tazminat miktarı 7.009,14 TL şeklinde, vekalet ücreti ise; 2.641,09 TL şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/17-2017/73 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 23.07.2016-09.02.2017 tarihleri arasında 201 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 31.03.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır. 1.Kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde ihraç edilen davacının maddi kaybının bu tarihten itibaren tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir. 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.09.2018 tarihli ve 2018/186 Esas, 2018/1241 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.