Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5108 E. 2025/7860 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5108
- Karar No
- 2025/7860
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1419 E. 2018/1563 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; raporlardaki çelişki giderilmeden karar verilmesine, eksik inceleme yapıldığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın hızlı olduğunda şüphe var demenin açıkça hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30/09/2016 günü saat 20.00 sıralarında meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız iki yönlü karayolunda alkollü sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile Finike istikametinden Elmalı istikametine seyir halindeyken seyrini istikamet şeridi üzerinde sürdürmesi gerekirken karşı istikamet şeridine girip şerit ihlali yaparak karşı istikamette seyreden sanık sürücünün idaresindeki otomobilin ön kısımlarına sanığın seyir şeridi içinde çarpması sonucu ... ile aracında yolcu olan ... ve ...'nin öldüğü, katılan ...'nin yaralandığı olayda, kaza tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor, sanık ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; kazanın, sanığın kendi şeridinde ilerlediği sırada, alkollü vaziyette araç kullanan ölenin aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip, karşı şeride geçmesi neticesinde gerçekleştiği konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda da ölen sürücünün meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı raporda sanık açısından ise, mahalde hız limitinin 70 km olması halinde, aracını mahal şartlarına uygun süratte sürdürmesi gerekirken, mahal şartlarına uygun süratte seyretmediğinden bahisle alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirtildiği, bu rapor dikkate alındığında, somut olayda sanığın kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından, kaza anında, sevk ve idaresindeki aracın kaç km hızda olduğunun tespitinin zaruri olduğu, ancak teknik bilirkişi raporunda sanığın kaza anında kaç km hızla aracı kullandığına ilişkin somut bir tespit yapılamadığı, sanığın savcılıkta alınan beyanında, en fazla 80-90 km hızla ilerlediğini beyan ettiği, sanıkla aynı araçta bulunan eşi ise, olaydan hemen sonra hastanede ve daha sonra savcılıkta alınan beyanlarında kaza anında hızlı olmadıklarını beyan ettiği, kazanın gerçekleştiği yolda kaza anı itibariyle tır kullanan tanık ..., her ne kadar sanığın kullandığı aracın biraz hızlı olduğunu beyan etmiş ise de, sanığın kullandığı aracın otomobil, tanığın kullandığı aracın ise tır olduğu, araç türüne göre hız limitlerinin değiştiği, kaldı ki tanığın kazanın nasıl gerçekleştiğini görmediği gibi, kaza anında sanığın kullandığı aracın kaç km hızla gittiğine ilişkin somut bir beyanın da olmadığı tüm bu nedenlerle, sanığın kaza anında kaç km hızla aracı kullandığına dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delilin bulunmadığı, sanığın kaza anındaki hızını tam olarak hatırlamayamadığı ve en fazla 80-90 km hızla ilerlediği şeklindeki beyanının, kaza anında 90 km hızla aracı kullandığına dair kesin ve somut delil olarak kabul edilemeyeceği, kazanın sanığın kendi şeridinde ilerlediği halde, ölen sürücünün alkollü vaziyette araç kullanırken şerit ihlali yapması nedeniyle gerçekleşmesi ve sanığın kaza anında aracı kaç km hızla kullandığına ilişkin kesin bir tespitin olmaması dikkate alınarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca somut olayda kazanın gerçekleşmesinde sanığın herhangi bir kusuru olmadığı kanaatine varılarak sanık hakkında CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre;
30/09/2016 günü saat 20.00 sıralarında meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız iki yönlü karayolunda ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile Finike istikametinden Elmalı istikametine seyir halindeyken karşı istikametten seyreden sanık sürücünün idaresindeki otomobil ile çarpışmaları sonucu üç kişinin öldüğü bir kişinin ağır (6.) derece kırık oluşacak şekilde yaralandığı olayda, Dairemizce, kaza sonrası çekilen fotoğraflar incelendiğinde sanığın aracının kaza sonrası konumunun kaza tespit tutanağına ekli kroki ile tam olarak örtüşmediği, sanığın aracının orta şerit çizgisini taşan biçimde seyir istikameti düz bir şekilde durduğu görülmüş olup çarpışma noktası, araçların kaza sonrası konumları değerlendirilerek maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması amacıyla dosyanın Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişi heyetine tevdii edilerek sanığın meydana gelen trafik kazasında kusuru olup olmadığına ilişkin yeniden rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri sureti ile bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.