Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4020 E. 2025/1175 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4020
- Karar No
- 2025/1175
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2078 E., 2017/3046 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50, 52, 52/4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 27.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; kaza tespit tutanağında sanığa kusur verilmediğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmadığı ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği yerel mahkeme kararının doğru olduğuna ilişkin; sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, alkole lişkin raporun hükme esas alınamayacağına, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına ve illiyet bağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 21.30 sıralarında sanık sürücü ... idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 17,8 metre genişliğinde, aydınlatma bulunan, asfalt ve kuru zeminli yolda gündüz vakti, açık havada Sarıyer istikametinden Beşiktaş istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, istikametine göre sol tarafından orta refüj üzerindeki açık olan bariyer kısmından karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'ye çarpması sonucu yayanın vefat ettiği olayda, sanığın kazadan 2 saat sonra yapılan alkolmetre ölçümüne göre 128 promil alkollü olduğu ancak olayın oluşumuna sanığın alkollü olmasını etkili olmadığı kabul edilerek, tali kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, olay günü sanığın, bireysel farklılıkları elimine edecek şekilde 100 promilin üzerinde alkollü araç kullanarak, tali kusurlu hareketi ile bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilmekle, sanık hakkında yerel mahkemece bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması yerinde görülmemiş, duruşma açılarak yapılan yargılamada, tali kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.