Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2735 E. 2025/4117 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2735
- Karar No
- 2025/4117
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/413 E. 2017/1224 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki vekâlet ücretine ilişkin hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafinin temyiz sebepleri;kusur durumunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ile verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfının hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.01.2016 günü saat 06.45 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışı, bölünmüş, iki şeritli, aydınlatmanın mevcut olmadığı, zeminin buzlu olduğu, eğimsiz ve düz asfalt yolun sağ şeridinde seyir halindeyken, kaza mahalli olan kavşağa geldiğinde aynı istikamette önünde sağ şerit üzerinde kar küreme işi yapmakta olan....'ın idaresindeki kamyonun sol arka kısmına çarpması neticesinde aracında yolcu olarak bulunandan üç kişinin öldüğü, ....'nın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde, ...'ün basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde, ...'in ise hayati tehlike geçirecek basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde yaralandıkları olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın idaresindeki aracı ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemesi, hızını hava ve yol durumu ile kavşak yaklaşımı ve hız tahdit levhalarını dikkate alarak uygun düzeyde tutmaması ve hatalı doğrultu değiştirme manevrası sonucu aracını buzlu zeminde kaydırması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; ancak...., .... ve ...'ın dosyada katılma talepleri bulunmadığı halde lehlerine vekalet ücreti tayini ile lehine vekalet ücreti tayin edilen katılanlara vekalet ücretininde ne şekilde verileceğinin kararda belirtilmemesi sebebiyle ...., ....,....,....,...ve ....f" ibaresinin çıkartılarak yerine '....ve ...' yazılması ve aynı paragrafta " verilmesine " ibaresinden önce gelmek üzere "eşit şekilde'' ibaresinin eklenerek, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.