Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/270 E. 2024/5863 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/270
- Karar No
- 2024/5863
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/96 Esas, 2016/207 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 18.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurunun bulunmadığı, kazanın yaşanıldığı kavşakta daha evvelce de başka kazaların yaşanıldığı, diğer sürücünün de kusurunun bulunmasına rağmen sanığın asli kusurlu olduğuna hükmedilmesinin isabetsiz bulunduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.02.2016 tarihinde saat 19:15 sıralarında, gece vakti, müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki 10 L 4937 plakalı otomobil ile M. Akif Ersoy caddesini takiben seyri sırasında, olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde idaresindeki aracın sol yan kısımlarına, seyir istikametine göre solunda kalan Üçpınar Yolu Caddesini takiben gelip, bu istikametin çıkışında mevcut DUR trafik işaret levhasını dikkate almadan kontrolsüzce mevcut hızıyla kavşağa çıkış yapan sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpması neticesinde çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın sağ yan kısımları üzerine yatarak sürüklenmesi neticesinde ...'nin ölümüyle, mağdurlar ..., ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandıkları, mağdur ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın 2918 sayılı KTK’nın 47/1-c.maddesi uyarınca trafik işaret levhalarından DUR işareti levhasına uymamak ve aynı Kanunun 57/1-a.maddesi uyarınca kavşaklara yaklaşırken yavaşlamamak ve geçiş hakkı olan araca ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ederek kusurlu olduğunun belirlendiği, soruşturma aşamasında teknik bilirkişisinden alınan 15.02.2016 tarihli raporda; sanık ...'ın, kazanın meydana gelmesinde 1.derecede %100 oranında asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 20.05.2016 tarihli adli raporda: sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, olay mahalli kavşağa geldiğinde dur işaret levhasının varlığına rağmen kontrolsüzce ve mevcut hızıyla kavşağa giriş yapıp müşteki sürücü idaresindeki araca çarpması ile sebebiyet verdiği kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, Adli Tıp Kurumu'nun vermiş olduğu kusura ilişkin raporun dosya içeriğine göre uygun olduğu, bu nedenle olayın meydana gelmesinde sanık ...'ın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, olayda yaralanan ve ...'nin aracında bulunan kişilerin soruşturma aşamasında sanık hakkında şikayetçi iseler de, 26/04/2016 tarihli duruşmada şikayetçi olmadıkları yönündeki beyanları karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.