Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2319 E. 2024/5517 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2319
Karar No
2024/5517
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/359 E., 2020/350 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/333 Esas, 2014/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/2-1. cümle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 50/1-a, 52/2,4 maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/333 Esas, 2014/441 Karar sayılı kararının sanık ... şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2016/7217 Esas, 2019/1545 Karar sayılı kararı ile "eksik araştırma" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/359 Esas, 2020/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/2-1. Cümle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 50/1-a, 52/2,4 maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Katılan lehine vekalet ücretinehükmedilmediğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR: Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu, sanık savunması, tanık beyanları ile dosyadaki tüm bilgi, belge ve tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın bilirkişi raporunda söz konusu yerin sit alanı olarak tescilli olmadığı, ancak I. Derece sit alanı potansiyeline sahip korunması gerekli kültür varlığı alanı olduğu belirtilen Tatlıkuyu köyünde gavur kuyusu olarak adlandırılan bölgede dedektör ile define ararken yakalandığı, sanık alınan savunmasında suçlamayı kabul etmemiş ise de dinlenen tanık beyanları ile sanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanında Tatlıkuyu köyüne gittiğini ve dedektörü denediğini, amacının bir şeyler aramak olduğunu beyan etmesi karşısında sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 74/2 maddesinde düzenlenen izinsiz define araştırmak suçu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1. 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Sanığa isnat edilen eylemin, 2863 sayılı Kanun'un 74/2-1. cümlesinde düzenlenen ''izinsiz olarak define araştırmak'' suçuna ilişkin olduğu, "izinsiz olarak define araştırmak" suçu için 2863 sayılı Kanun'un 74/2-1. cümlesinde temel ceza miktarının ''üç aydan iki yıla kadar hapis'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı Kanun'un, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ''01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle; Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2319, K. 2024/5517, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-2319-e-2024-5517-k-8493fbe5325a