Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2287 E. 2025/1809 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2287
- Karar No
- 2025/1809
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/358 E. 2021/28 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62 ve 53/6.maddeleri uyarınca 3 yıl 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 10.09.2019 tarihli ve 2018/470 Esas, 2019/8578 Karar sayılı ilamıyla, bilinçli taksir koşulları oluşmayan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda bozma ilamına uyularak, yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 3 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri: verilen kararın temyiz edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 09.01.2015 günü saat 17.50 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışı, bölünmüş, tek yönlü, aydınlatmanın mevcut olmadığı, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz kavşağa geldiğinde seyrine göre yolun sağından yola girip karşıya geçmek isteyen 1969 doğumlu yayaya çarpması neticesinde yayanın öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, 12.01.2015 tarihli ile 30.03.2015 tarihli bilirkişi raporu ve Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda: sanığın yönetimindeki araç ile seyir halindeyken, hızını yol durumuna göre ayarlamaması ile ilk geçiş hakkına sahip yayanın geçişini beklememesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, yayanın ise yaklaşan aracın uzaklığını ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda yola çıkmaması sebebiyle tali kusurlu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1.maddesi gereğince belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu gözetilmeden 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafi yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkındaki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Tarsus 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 1. Fıkrasının 5.paragrafının hükümden çıkarılarak yerine ''Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 755 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 15.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına '' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.