Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2117 E. 2023/5637 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2117
- Karar No
- 2023/5637
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/962 E., 2016/146 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama - Bozma Sanık hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü katılan ... vekilinin temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. İmar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik şikayetçi ... vekilinin temyiz istekleri yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/962 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2021 tarihli, 2016/279465 sayılı ve imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında kurulan hüküm yönünden, katılan ... vekilinin temyiz isteğine yönelik onama; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında kurulan hüküm yönünden, katılan ... vekilinin temyiz isteğine yönelik ret, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğine yönelik şikâyetçi kuruma duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye gönderilmeden ve sanığın anılan suçtan savunması alınmadan hüküm kurulması nedenleriyle hükmün bozulması, görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; her iki suç yönünden sanığın mahkûmiyetine karar verilesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere, 2. Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, Hazine aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine, re'sen gözetilecek nedenlere, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemenin Kabulü "Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesine aykırılık suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; Seferihisar Belediye Başkanlığının yazısında dava konusu yere ilişkin yapı kullanma izin belgesinin 23.05.2008 tarihinde verildiğinin belirtildiği, mahkememizce yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın 2007 yılında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından çekilen fotoğrafları incelendiğinde o tarihte bodrum katın kapalı olduğu, bilirkişi raporunda da suça konu tadilat mevcut halde iken yapı kullanma izin belgesi verildiğinin tespit edildiği, yapı kullanma izin belgesi verildikten sonra sanığın dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahelesinin olmadığı, yapı kullanma izin belgesinin belediye tarafından verilmiş olması nedeni ile sanığın bodrum katın kapatılmasına ilişkin eylemin hukuka uygun olduğunu düşünmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, belediye tarafından yapılan herhangi hatalı bir işlemden sanığı sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, sanığın herhangi bir suç işleme kastının da bulunmadığı anlaşıldığından üzerine atılı suçları işlemeyen sanığın ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir." 2. Sanık hakkında, Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2015 tarihli ve 2015/794 Esas sayılı iddianamesi ile 118 ada 2 parsel sayılı taşınmazında mevcut yapıya ruhsat ve eklerine aykırı olarak 6.00 x 9.00 metre ebadında bodrum kat ilave ettiğinden bahisle imar kirliliğine neden olma suçundan dava açıldığı, Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/962 Esasına kaydedilen dosyanın 21.01.2016 tarihli duruşmasında, dava konusu yer 3. derece doğal sit alanında kaldığından 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan gereğinin takdir ve ifası için Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı ve dosyanın Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/8 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararı ile aynı mahkemenin 2015/962 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan ... Vekilinin, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan ... Vekilinin, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak ayrı iddianamelerle 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açıldığı anlaşılmakla; sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 184 üncü maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, “özel normun önceliği” ilkesi gereği eylem 2863 sayılı Kanuna göre değerlendirilip, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan suçtan beraat hükmü tesis edilmek suretiyle, tek eylemden iki farklı suç nitelendirmesi ile iki ayrı hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Şikâyetçi ... Vekilinin, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “Sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK’nın 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK’nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtildiği, somut olayda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2007 tarihli ve 248/251 sayılı kararı ile uyum gösteren 25.03.2014 tarihli, 2013/74 Esas ve 2014/140 Karar sayılı Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve 1412 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin son cümlesine paralel bir hüküm içeren 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği, “İddianamede tarif edildiği şekli ile fiilin suç teşkil etmemesi ve fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri” dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması alınmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden, derhal beraat kararı verilmesi gereken bir durum bulunmadığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasına yanlış anlam verilerek, aynı Kanunun 191 inci ve 147 nci maddeleri gereğince sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sorgusu yapılmadan deliller takdir edilip, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Katılan ... Vekilinin, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/962 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... Vekilinin, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/962 Esas, 2016/146 Karar sayılı hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Şikâyetçi ... Vekilinin, 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/962 Esas, 2016/146 Karar sayılı hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.