Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10875 E. 2023/5691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10875
- Karar No
- 2023/5691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/467 E., 2020/608 K. KARAR : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 02.07.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında nitelikli yağma suçundan 17.12.2013 - 08.08.2014 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 18.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Dava süresinde açılmamıştır. Davacının yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı, davacının bu davayı açmaya yetkili olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacı iddia ettiği zararı ispatlamamıştır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Faiz isteminin reddedilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/252 Esas, 2020/109 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/467 Esas, 2020/608 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve 2020/73781 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasına, hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacı 02.07.2019 havale tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin 17.12.2013 - 08.08.2014 tarihleri arasında 7 ay 22 gün tutuklu kaldığını, devam eden yargılamalarda tutukluluk halinin sonlandırılması için yapılan bütün itirazların reddedildiği, müvekkilin şahsi durumu itibariyle, telafisi imkansız zararlara uğradığını bildirdiği, her türlü fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 10.000,00 TL maddi tazminat ve müvekkilinin uğradığı bu haksız tutuklama nedeniyle uğradığı manevi zararların bir nebze dahi olsa tazmini için 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının yasal süre içerisinde tazminat isteme hakkını kullandığı, haksız yere sanığa isnat edilen "Nitelikli Yağma" suçundan beraatine kararı verildiği ve bu süreçte gözaltı ve tutukluluk dahil 7 ay 22 gün haksız infaz işlemine maruz kaldığı ve tazminat isteme hakkına sahip olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava dilekçesinde davacı haksız infaz edilen gözaltı ve tutukluluk süresi için 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davacının tazminat talebine ilişkin olarak bilirkişi görevlendirilmiş, 10.01.2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama ile davacının toplamda 234 gün süreyle haksız tutuklu kaldığı döneme ilişkin maddi kazanç kaybı 6.010,38 TL olarak belirlenmiş ve 6.010,38 TL maddi tazminatın tutuklama tarihi olan 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da hükmedildiği üzere manevi zarar, haksız yakalama veya tutuklamaya maruz kalan kişilerin salt bu yüzden duydukları üzüntü ve acıya karşılık olup, mahkemece bu zarar tayin ve takdir edilirken, hukukun genel prensiplerinden hareketle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulması gerektiği, yine yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminat cezalandırma ya da zenginleşme aracı olmadığı, bu ilkeler gözetilerek davacı tarafın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suçun vasıf ve mahiyeti nazara alınarak takdiren 16.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Davacının tutuklu kaldığı döneme ait net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan ve cezaevine girdiği gün sayılmayıp çıktığı gün sayılarak hesaplama yapıldığında davacının 17.12.2013 - 08.08.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin maddi zararının 6.579,68 TL olmasına rağmen hesap hatası yapılması suretiyle maddi tazminatın eksik belirlenmesi kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan maddi tazminat miktarının 6.579,68 TL olarak düzeltilmesine ve hüküm fıkarsının (5) numaralı bendinde yer alan vekalet ücretine ilişkin "3.301,00 TL" ibaresinin çıkartılarak "3.386,95 TL" ibaresinin yazılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/90 E., 2015/277 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli yağma suçundan 17.12.2013 - 08.08.2014 tarihleri arasında 234 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 08.04.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; 1.Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabul ve uygulamaya göre; 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıkta hesaplanan nisbî avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/467 Esas, 2020/608 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.